banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

banner234

Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, Kocaeli ve Dilovası'ndaki hava kirliliğiyle ilgili yeni bir araştırma yaptı. Sonuçlar korkunç! Değerler, Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği kriterlerin çok üzerinde.

 

Radikal Gazetesinden Serkan Ocak’ın yaptığı habere göre, Prof Hamzaoğlu Kocaeli’de yaşayanların kansere yakalanma riskinin 7 kat fazla olduğunu belirterek, özellikle İzmit ve Dilovası’nda akciğer kanserinden ölenlerin yakınlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığına tazminat davası açabileceklerini söyledi.

 

ONUR HOCAYA ‘ŞARLATAN’ DEMİŞLERDİ

 

Prof. Onur Hamzaoğlu, yıllardır Kocaeli bölgesinde çalışmalar yapıyor. Bölgede sanayi yoğunluğunun insan sağlığını nasıl etkilediğini araştırıyor. Hatta Dilovası ve Kandıra’da annelerin ilk sütünde ve bebeklerin ilk kakalarında ağır metaller bulduğunu kamuoyuna açıklamış, bu üzerine Büyükşehir belediye başkanı Karaosmanoğlu, Hamzaoğlu hakkında ‘şarlatan’ dile yaftalarda bulunmuştu. Hamzaoğlu, şimdi yeni bir araştırma yaptı.

 

HAVADAKİ TOZ ORANI OLMASI GEREKENDEN ÇOK FAZLA

 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, Kocaeli’nde kurduğu hava kalitesi izleme istasyonlarından Dilovası ve Kocaeli’nin 1.1.2008-31.12.2014 tarihleri arasındaki yedi yıl boyunca yapılmış olan saatlik ölçüm sonuçlarını inceledi. Buna göre de kirlilik düzeyini hesapladı (2008 ve 2012’ye ait veriler yeterli olmadığından hesaplama yapamadı).

 

Hamzaoğlu’nun hesaplarına göre, Dilovası’nda havada bulunan toz miktarı, Dünya Sağlık Örgütü sınır değerine göre olması gerekenden 2009 yılında 3.7, 2010’da 3.9, 2011’de 3.6, 2013’de 4.6 ve 2014 yılında da yaklaşık 4.0 kat daha yüksek.

 

İZMİT’TEKİ TOZ ORANI YAKLAŞIK 3 KAT FAZLA

 

Aynı verilere dayanarak, İzmit’te havada bulunan toz miktarı Dünya Sağlık Örgütü sınır değerine göre olması gerekenden 2009 yılında 3.2, 2010’da 3.3, 2011’de 2.6, 2013’de 3.1 ve 2014 yılında da 2.9 kat daha yüksek.

 

En vahim sonuç kanser oranlarında

 

AKCİĞER KANSERİ GİTTİKÇE ARTMIŞ

 

Hamzaoğlu ayrıca, İzmit ve Dilovası’nda hava kirliliğine bağlı akciğer kanseri oranlarını da hesapladı. Dilovası’nda yaşayanlarda hava kirliliği olmayan bir kentte yaşayanlara göre akciğer kanseri gelişme riskinin, 2009 yılında 6.5, 2010’da 7.1, 2011’de 6.4, 2013’de 8.7 ve 2014 yılında 7.3 kat daha fazla. Aynı şekilde, İzmit’te yaşayanlarda hava kirliliği olmayan bir kentte yaşayanlara göre, akciğer kanseri gelişme riskini, 2009 yılında 5.5, 2010’da 5.7 2011’de 3.9, 2013’de 5.1 ve 2014 yılında da 4.6 kat daha fazla olduğu tespit edildi.

 

AKCİĞER KANSERİNDEN ÖLENLERİN YAKINLARINA ÇAĞRI

 

Prof. Hamzaoğlu, yapılması gerekenleri de sıraladı. Önce, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, hava kirliliğine neden olanlar ile bunları denetlemek yoluyla engel olmakla görevli bakanlık ve il yöneticileri hakkında soruşturma başlatması gerektiğini ifade etti. Ayrıca Dilovası ve İzmit’te yaşayan akciğer kanserli hastalar ile akciğer kanseri nedeniyle ölmüş olanların yakınlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile il yönetimine tazminat davası açması gerektiğini de savundu. Hamzaoğlu, konuyla ilgili bir de makale yazdı. Makalesinin son kısmında çözüm için şu ifadeleri kullandı:

 

“NİYETLERİ İYİ OLURSA YAPACAKLARI ÇOK ŞEY VAR”

 

“Kocaeli genelinde konuyla ilgili olarak yıllardır yaşananlar, içinde bulunduğumuz durumun-hava kirliliğinin öncelikli müdahale edilmesi gereken, bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koymakta. Sanayiden kaynaklanan doğa ve sağlık tahribatı-kirlilik sorununu kökünden çözmek de mümkün. Hem de fabrikaları kapatmadan, makineleri kırmadan… Bunun için öncelikle hammaddelerin ve enerji kaynaklarının doğaya ve insana daha az zararlı olanlarla değiştirilmesi, teknolojinin modernize edilip, emisyon (atık) hacmi düşük üretim süreçlerinin devreye sokulması ve bunlara karşın ortaya çıkan emisyonların (atıkların) zararsız hale getirilmesi gerekir. Bugün için yapılabileceklerin hayata geçirilmesi için var olan hukuksal düzenlemelerin uygulanması, yetersiz olanların doğa ve toplum yararına yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Bunun için de hem yasamaya hem de kamu otoritesi olarak Hükümet , Valilik ve Büyükşehir Belediyesi’ne büyük sorumluluklar düşüyor. Eğer niyetleri olursa bilsinler ki yapabilecekleri çok şey var…”

 

Kaynak- Radikal

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237