banner608
banner597
banner609
20 Ocak 2018 Cumartesi 14:13
117 bin işçi  greve çıkıyor!
banner610

Bir süredir devam eden MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi sürecinde anlaşma sağlanamadı. Taraflar arabulucu eşliğinde de anlaşamayınca Türk Metal Sendikası 117 bin işçisiyle örgütlü olduğu kentlerde bir dizi eyleme imza attı.

Sendikanın eylemleri MESS üyesi işverenlere bir uyarı niteliğindeydi.

Ancak bu uyarı dikkate alınmadı. İşçilerin insanca yaşayabilmek adına talep ettiği yüzde 38’lik zamma 6.4 gibi komik bir rakamla karşılık veren işveren uzlaşma kapılarını tamamen kapadı.

Türk Metal Sendikası bunun üzerine greve çıkma kararı aldı.

Kentimizde Federal Mogul, Ford Otosan gibi büyük firmalarda örgütlü olan Türk Metal Sendikası 2 Şubat’ta üretimi tamamen durduracak.

Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak’ın ilgili açıklaması şöyle;

“Sözlerime bir soruyla başlamak istiyorum.

Tarih yazanlarla,

Tarih olanlar arasındaki fark nedir?

Biliyor musunuz nedir?

Aradaki fark; direnmek, inat etmek,

Asla vazgeçmemektir,

Çünkü yenildiğimizde değil,

Vazgeçtiğimizde kaybederiz.

Bakın tarihe, vazgeçenleri göremezsiniz.

Çünkü onların hepsi tarih oldu,

Yok oldu gitti.

Tarih, kazananların,

Asla vazgeçmeyenlerin tarihidir.

Tarihi onlar yazar .

Tarihi, yenilgiyi kabul etmeyenler,

Direnenler, mücadele edenler yazar.

İşte onlar burada…

Bu salonda,

Bursa’da, İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da, Gebze’de

Çerkezköy’de, Eskişehir’de, Manisa’da, Bolu’da, Kocaeli’nde...

Türkiye’nin dört bir yanında...

Metalin nakış gibi işlendiği her yerde...

Dostlarım…

Biz sizinle asla yenilmedik.

Sizinle, sendikal mücadelenin,

Emek ve ekmek kavgasının tarihini yazdık.

O tarihi yazanlara,

Bu sendikanın isimsiz kahramanlarına, neferlerine…

Sizlere, bu salondakilere… Dışarıdakilere…

Bizi televizyonları başında izleyen tüm kardeşlerimize

Selam olsun…

Dostlarım…

Çok kritik bir sürecin,

Çok kritik bir aşamasındayız.

Ve yine Bursa’dayız.

Dünya alem bilsin ki,

Eğer biz Bursa’daysak,

Ya tarihte yeni bir sayfa yazmaya başlıyoruz,

Ya da yazdığımız tarihe nokta koymaya hazırlanıyoruz.

İşte bugün, öyle bir gündür.

Son derece kritik kararlar aldık.

Hepsini buradan açıklayacağım.

On binlerce metal işçisiyle,

Türk Metal üyeleriyle paylaşacağım.

Emin olun,

Tarih, bugünü yazacak.

Değerli dostlarım,

Bu büyük buluşmaya,

Ve bu buluşmaya vesile olan

Bursa 2 Nolu Şubemizin 1. Olağan Genel Kuruluna hoşgeldiniz…

Sizleri şahsım ve Türk Metal topluluğu adına sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar,

Bizim Bursa’da her buluşmamız önemlidir.

Bugün burada olmamız da çok önemlidir.

Çok kritik bir sürecin,

En kritik aşamasında burada olmamız rastlantı değildir.

Niye biliyor musunuz?

Çünkü Bursa benim için,

Bunlar bölündüler, parçalandılar, bittiler dediklerinde,

Yeniden bir ve bareber olmanın,

Ayağa kalkmanın…

Dirilişin,

Asla pes etmeyenlerin adıdır.

Bursa,

Benim için bir kentten çok, bir er meydanıdır…

Kimseden korkmadan,

Sadece kendimize güvenip,

Alayına hodri meydan dediğimiz bir yerdir.

Alayına hodri meydan… Hodri meydan… Hodri meydan…

Sayın Genel Kurul üyeleri,

Bursalı emekçiler,

Bizi televizyon başında izleyen on binlerce

Türk Metal üyesi kardeşim...

Biraz önce söyledim,

Çok önemli kararlar aldık.

O kararları ilk kez buradan açıklayacağım.

Biliyorum, hepiniz merakla bekliyorsunuz.

Bir an önce açıklamamı istiyorsunuz.

Ama önce durumu kısaca özetlememe izin verin.

Hatırlayacağınız gibi,

Sözleşme taslağımızı sizler hazırladınız.

Anketler aracılığı ile taslağın nasıl olacağına siz karar verdiniz.

Biz de sizden aldığımız güç ve yetkiyle MESS’e gittik.

Dedik ki, geçen dönemin verileri bunlar,

Yeni dönemin gerçekleri de bunlar...

Hepsini tek tek anlattık.

Emin olun, anlattıklarımıza MESS yetkililerinden tek bir itiraz bile gelmedi.

Zaten gelemezdi.

Çünkü bu sürece çok uzun uzun hazırlandık.

Bilimsel verilere dayanan,

Kimsenin itiraz edemeyeceği gerçekleri dosyamıza koyduk.

Sonra bu gerçeklerle, sizin taleplerinizi birleştirdik.

Ortaya toplu sözleşme taslağımız çıktı.

İşe yeni girenin de,

Kıdemlinin de yüzünün güleceği,

Birikmiş sorunlara,

Ücret adaletsizliğine kalıcı çözüm getirebilecek bir taslak hazırladık.

Bu öyle bir taslak oldu ki,

Bütün samimiyetimle söylüyorum,

Afaki yazılmış tek bir rakam, tek bir talep yoktu.

Ne istiyorsak, her şeyin bir dayanağı, bir gerekçesi vardı.

Onun için kimse itiraz etmedi, edemedi.

Dedim ya, başlangıçta MESS’ten de bir itiraz gelmedi.

Ama bir tek çatlak ses çıktı, bir tek itiraz eden oldu.

Hatırlıyor musunuz, kimdi o?

Hani biz taslağımızı açıkladıktan sonra,

Televizyon televizyon dolaşıp,

Türk Metal’in istediği rakam çok yüksek,

İşçiye daha azı yeter,

Biz daha azını istiyoruz diyen biri vardı.

Kimdi o?

Evet, sahte sendikanın başı...

Hendekçi…

Oydu işte…

Biz, tepkiyi MESS’ten beklerken,

Karşımızda onları bulduk.

Gerçi bunların adam olmadığını biliyorduk ama,

Bu kadar da hain olduklarını,

Bu kadar alçalabileceklerini tahmin etmiyorduk.

Yine de her şerde bir hayır vardır,

Böylece herkes bunların gerçek yüzünü görmüş oldu.

Bir de utanmadan bize ortak eylem çağrısı yaptılar.

Hatırladınız mı?

Birlikte greve gidelim dediler.

Yahu sen ne arsız, ne utanmaz adamsın.

Senle değil greve, düğüne bile gidilmez.

Ben senin neyine güveneyim?

Sen daha önce grev ilan edip,

Sonra grevin ertelenmesi için bakana yalvarmadın mı?

Siz, bu kadar iki yüzlü, bu kadar sahtekar adamlarsınız.

Sizin niyetiniz greve çıkmak değil,

Olsa olsa grev kırmak olur, grev kırmak…

Kardeşlerim,

Bu sahtekarlarla değerli vaktinizi alıyorum.

Bunların işçiye bir faydaları olmadığı açık.

Ama çok zarar verdikleri, suyu çok bulandırdıkları da kesin...

İşte o nedenle bunları bir kez daha gündeme getiriyorum.

Dedim ya,

MESS bizim rakamlara başta itiraz etmemişti.

Sonra etti.

Peki, ne zaman etti?

Bu sahtekarların açıklamalarından sonra...

Bu kadar zam işçiye çok dedikten sonra...

İşte ondan sonra MESS bize enflasyon teklif etti.

Size enflasyon yeter dediler.

Ben buradan MESS’e sesleniyorum:

Eğer bu sahtekarları dikkate alıp,

Bunlara kulak verirseniz,

Siz bilirsiniz,

Bu işbirliğinin sonuçlarına da katlanırsınız.

Sonra, demedi demeyin.

Değerli kardeşlerim,

MESS sadece taslağımıza itiraz etmekle kalmadı.

Bizi çok şaşırtan bazı şeyler yapmaya başladı.

Belki bu sahtekarlardan,

Belki ertelenen grevlerden,

Belki de OHAL’den güç alarak,

Daha önce şahit olmadığımız şeyleri yapmaya başladı.

Mesela, masada söylemediği sözleri,

Gitti televizyonlardan söyledi.

Durduk yere, kırmızı çizgiler ilan etti.

Kıdemimizi, işyerine verdiğimiz yıllarımızı hiçe saydı.

Sonra da pazarlık rakamanı ısrarla revize etmeyerek,

Bizi enflasyona mahkum etmek istediğini gösterdi.

Bunlar toplu sözleşme müzakerelerinde ilk kez oluyor.

Pazarlıktan ve müzakareden kaçıp,

Televizyonlardan mesaj göndermek ilk kez oluyor.

Onları buradan uyarıyorum:

Bunlar iyi niyetli hamleler değil.

Biz, kırmızı çizgileri falan kabul etmeyiz.

Sizin kırmızı çizgileriniz varsa,

Bizim çizgilerimiz kıpkırmızı olur… Kıpkırmızı…

Arkadaşlarım sizlere soruyorum:

Kırmızı çizgileri kabul ediyor musunuz?

MESS’in dayatmalarına boyun eğecek misiniz?

...

Eğmeyeceksiniz, biliyorum.

Zaten bunu eylemlerinizle gösterdiniz.

Mesai eylemleriyle,

Biz olmadan üretim olmayacağını,

Biz olmadan hayat olmayacağını dünya aleme gösterdiniz.

Sonra,

Diğer eylemlerimiz başladı.

Mesela, ilk kez tezgah başında duruşlar yaşandı.

Tezgah başında donduk kaldık.

Sonra... Alanları, sokakları, kent meydanlarını doldurduk.

Bütün şehirler, emeğin ve emekçinin sesiyle inledi.

Öyle etkili eylemler yaptık ki,

MESS de kayıtsız kalamadı.

Sonunda rakamı revize ettiler.

Güya bize verdikleri rakamı ikiye katladılar.

Yine dalga geçer gibi 3,2’den 6,4’e çıkardılar.

Siz teklifinizi böyle ikiye katlarsanız

Biz de eylemimizi ikiye katlayacağız.

Bu pazartesi

5 dakikalık eylemimizi 10 dakikaya çıkaracağız.

Size soruyorum:

Siz olsanız MESS’in yüzde 6,4 lük bu teklifini

Kabul eder miydiniz?

...

Biz de etmedik.

Ve artık görünen o ki, sona geldik.

Zurnanın zırt dediği yere,

Sözün bittiği yere geldik.

Artık bıçak kemiğe dayandı.

Madem öyle,

Biz de son sözü söylemeye geldik.

Sizlere soruyorum:

Son sözü söylemeye hazır mısınız?

...

Hazır mısınız?

...

O zaman zamanı geldi.

Alanlarda dediğiniz gibi:

Eylemse eylem, grevse grev...

Salondaki değerli dostlarım,

Televizyonları başında bizi izleyen on binlerce kardeşim,

Evet zamanı geldi.

Buradan ilan ediyorum:

Bunlar, işçiyi oyalıyor diyenlere inat söylüyorum.

Bunlar grev kararı alamaz diyenlere söylüyorum.

Alayına söylüyorum, alayına…

Yasal süreç sona erdi,

Arabulucu raporu,

17 Ocak Çarşamba günü akşam mesai bitimine yakın

Genel Merkezimize ulaştı.

Biz de 18 Ocak Perşembe günü derhal toplanarak,

Grev kararını aldık.

Tekrar ediyorum:

18 Ocak itibariyle grev kararımızı aldık.

Yasa gereğince 6 işgünü içinde işverenin elinde olacak şekilde de

Tebligatlarımızı noter aracılığıyla gönderdik.

Değerli arkadaşlarım,

Tekrar ediyorum,

17 Ocakta arabulucu raporu elimize ulaştı

Biz de 18 ocakta derhal toplanarak

Grev kararımızı aldık.

Hemen arkasından, hiç beklemeden

Yasal olarak mümkün görünen en erken tarih olan

2 Şubat itibariyle de grev uygulama kararını aldık.

2 şubatta greve var mısınız?

Var mısınız?

Bu kararımız hepimize,

Bütün Türk Metalcilere,

Metal işçilerine,

Türkiye işçi sınıfına,

Ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olsun.

Gazamız mübarek olsun…

Allah yar ve yardımcımız olsun...

Değerli kardeşlerim,

Süreç zaten zordu,

Şimdi çok daha zorlu bir hale geldi.

Bundan sonra,

Kimsenin en ufak bir hata yapma,

Gevşeme, boşverme lüksü kalmadı.

Demirden bilek,

Çelikten yürek olacağız.

Kolkola girip,

Safları sıklaştıracağız.

Ve asla ama asla vazgeçmeyeceğiz.

Çıktığımız bu yoldan dönmeyeceğiz.

İnat edeceğiz,

Direneceğiz. Direneceğiz.

Direne direne kazanacağız.

Kalbi bizimle atan bütün kardeşlerime buradan sesleniyorum:

Eylemlerimize katılan,

Bize gönül veren, destek olan,

Mücadelemize katkı koyan tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum.

Bugüne kadar iyi bir mücadele sergiledik.

Her zaman olduğu gibi öncü olduk.

Ama bundan sonra sesimiz daha gür,

Birliğimiz daha güçlü olmalı...

Şundan emin olun:

Biz ne kadar birlik olursak,

O kadar çok kazanırız.

Bu mücadeleye ne kadar katkı koyarsak,

Zafere o kadar çabuk yaklaşırız.

Size soruyorum:

Zafer istiyor musunuz?

...

İstiyor musunuz?

...

O zaman,

Hepimize görev düşüyor.

Ama en çok da sizlere düşüyor.

Sendikanızın arkasında çelikten bir kale gibi duracaksınız.

Kimsenin geride kalmasına,

Yere düşmesine izin vermeyeceksiniz.

Burada temsilcilerimize de büyük görev düşüyor.

Sizler,

Hiçbir boşluk bırakmadan,

Sürekli ve doğru bilgiyi üyelerimize aktaracaksınız.

Üyelerimize de büyük görev düşüyor:

Sizler de,

Fitneye, fesada kulaklarınızı tıkayacaksınız.

Sadece ve sadece bizden gelen,

Temsilcilerinizin size aktardığı bilgiye itibar edeceksiniz.

Bunları yaparsanız,

Emin olun ki... Zafer bizim olacak.

Zafer sizin olacak, Türk Metalcilerin olacak.

Buradan MESS’e de sesleniyorum:

Grev kararımız, bir savaş ilanı değildir.

Bu karar,

Üretim rekorları kıran işçimizin size cevabıdır.

Bu karar,

Hiçe saydığınız emeğin, alınterinin size tepkisidir.

Herkes bilsin ki,

Alanlara çıkmayı da, sokaklara dökülmeyi de,

Greve gitmeyi de biz istemedik.

Bizim çözüm aradığımız yer,

Her zaman için müzakere masası oldu.

Ama siz o masayı hiç ciddiye almadınız.

Belki ertelenen grevlere,

Belki OHAL’e güvendiniz.

Ama değil OHAL,

Hangi hal olursa olsun,

Size yemin olsun,

Hakkımızı alana kadar, mücadele edeceğiz.

Biz tamam diyene kadar hiçbir işyerinde huzur olmayacak, barış olmayacak.

Bu bizim sözümüzdür.

Sözünden dönen,

Mücadeleden vazgeçen namerttir.

Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyorum:

Yalanlara inanmayın.

Bizim hak ettiğimizden fazlasında gözümüz yok,

Sadece ama sadece hakkımızı istiyoruz.

Sayın Başbakan’ın Esnaf Buluşması’nda dediği gibi,

Büyüyen pastadan payımızı istiyoruz.

Eğer bugün Türkiye, yedi düvele kafa tutabiliyorsa,

Bunda Türk Metal üyesinin payı büyüktür.

Eğer bugün Türkiye, bütün ekonomik saldırılara rağmen

Dimdik ayakta durabiliyorsa,

Bunda Türk Metal üyesinin payı büyüktür.

Herkes biliyor ki, Türk Metal’in örgütlü olduğu işyerleri,

Türkiye’nin en önde gelen kuruluşlarıdır.

Bunlar, kar rekorları kıran,

Üretimde, kalitede, verimlilikte dünyayla yarışan kuruluşlardır.

Buradan Sayın Başbakana seslenmek istiyorum…

Bu ülkede pasta büyüdüyse,

Bu büyümede Türk Metal üyesinin payı büyüktür.

Ama siz de biliyorsunuz, o pasta büyüdükçe payımız küçüldü.

Bizim fazlasında gözümüz yok.

Bizi, herkes gibi siz de iyi bilirsiniz.

Bizim için vatan denince, akan sular durur.

Bu memleketin kılına zarar veren önce karşısında bizi bulur.

Onun için,

Bizim grev kararımız, son çaremizdir.

Sayın Cumhurbaşkanımıza da seslenmek istiyorum.

Sınırlarımızın hemen yanı başında

Ülkemiz için bu kadar kritik bir süreç yaşanırken,

Biz ne sokaklara dökülmek ne de greve çıkmak istedik.

Meydanlara çıktıysak,

Greve kararı aldıysak,

Bilin ki bu bizim tercihimiz değildir.

Bu, işçinin MESS’in uzlaşmazlığına cevabıdır.

Bu, emekçiyi hiçe sayan MESS’e tepkidir.

Bunun bizim tercihimiz olmadığını,

Buradan bir kez daha uzlaşma çağrısı yaparak göstermek istiyorum.

Bir kez daha MESS’e sesleniyorum:

Bitmeyen sözleşme yoktur.

Bu sözleşme de, her sözleşme gibi öyle ya da böyle bitecek.

Ama emin olun,

Herkes için ama herkes için en iyi sözleşme, masada biten sözleşmedir.

Çünkü çalışma barışı en iyi masada biten sözleşmeyle sağlanır.

Yoksa,

Bugün hesabını yaptığınız üç kuruşun maliyeti,

Yarın Çalışma barışı için, hepimiz için,

Asıl önemlisi de ülkemiz için çok ağır olur.

Bizim gizlimiz saklımız yok,

Buradan açık açık ifade ediyorum:

Evet, grevimiz ertelenebilir.

Evet, sözleşmemiz Yüksek Hakem’e gidebilir.

Ve evet, Yüksek Hakem’e giden diğer sözleşmeler gibi,

Bizi de üç kuruş zamma mahkum edebilirsiniz.

Bunların hepsi ihtimal dahilinde…

Hepsi olabilir.

Nasıl bir rastlantıysa,

Yüksek Hakem Kurulu ilkelerinden bazılarını geçtiğimiz ay değiştirdi.

Örneğin hakemde biten sözleşmelerde

Kıdem zammının verilmeyeceğini söyledi.

Daha önce böyle bir şey yoktu.

Bunların nereden çıktığını, bilmiyoruz.

Ama Canınız sağolsun…

Ne derseniz deyin…

Neyi değiştirirseniz değiştirin…

Bizim kafamızı değiştiremezsiniz.

Biz bu kıdem zammını alacağız.

Vallahi de alacağız… Billahi de alacağız…

Eğer yangına böyle körükle giderseniz,

Bundan sonra ne olur biliyor musunuz?

Ben size söyleyeyim.

O zaman işyerlerinde barış olmaz, huzur olmaz.

Üretimdeki, karlardaki, verimlilikte o rekorlar artık kırılmaz.

Siz de mutsuz olursunuz biz de...

Sizde de huzursuz olursunuz bizde de...

Onun için, gelin, uzattığımız eli havada bırakmayın.

Gelin, hala vakit varken, bu sözleşmeyi masada bitirelim.

Gelin uzlaşalım, el sıkışalım, imzamızı atıp işe koyulalım.

Yeniden üretim, kar ve verimlilik rekorları kıralım…

Sizin de yüzünüz gülsün, bizim de yüzümüz gülsün.

Üretelim, kazandıralım.

Ama biz de kazanalım.

Bu, hepimizin bu ülkeye borcudur.

Biz uzlaşmaya hazırız.

Karar sizin.

O kararın vebali sizin boynunuzadır.

Dostlarım,

Görünen o ki,

Uzun ve çok zorlu bir mücadelenin eşiğindeyiz.

Bizim lokmamız, aslanın ağzında…

Ama midesinde de olsa fark etmez,

O lokmayı oradan söküp alacağız.

Öyle bir yola çıktık ki,

Zafer kazanmadan, hakkımızı almadan geri dönmeyeceğiz.

Şimdi hepinize soruyorum:

Benimle mücadeleye var mısınız?

Var mısınız?

Zafere hazır mısınız?

...

Hazır mısınız?

...

Hazırsınız, biliyorum.

Hepimiz hazırız.

Mücadelenin en zoruna da,

Zaferlerin en büyüğüne de hazırız.

Çünkü biz Türk Metaliz.

Çünkü bu ülkede,

Asla vazgeçmeyenler bizleriz.

Tarih yazanlar bizleriz.

Bu ülkede,

Zafer kazanacak, tarih yazacak bir işçi varsa,

O işçi Türk Metalcidir.

Onun için,

Hodri meydan... Alayına hodri meydan, hodri meydan.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Yolumuz açık olsun.”

Son Güncelleme: 20.01.2018 16:55
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vural doğan 2018-01-20 19:25:14

tüm kocaeli halkını özellikle esnaf kardeşlerimizi turk metal sendikasının aldığı grev kararını desteklemelerini diliyorum emeğe saygı alın terinın hakkını vermeyen patronlarıda kınamaya davet ediyorum.

Avatar
Yasar 2018-01-21 11:57:05

Tam 30 yıl metal sektöründe işçi olarak çalıştım, Türk metal sendikası işçi yanlışı bir sendika degil. Bu sendika işçiyi üzen işvereni ise çok sevindiren bir sendikadır.

Avatar
Ebuzer 2018-01-21 00:17:21

İsminin başına TÜRK yazıp bilerek ve kasıtlı bir şekilde Türklüğü kirleten, tüm Türkiye’ de olduğu gibi adına “işçi” diyen ama işçi olmayan, olamayan, olmak istemeyen üç kuruşluk kısa dönem menfaatleri için ( az da olsa istisnalar hariç) en yakın arkadaşlarını ve çocuklarının geleceklerini sistemin emniyet sibopları olan adına sendika denen yapılar kanalı ile patronlara satan zavallıların oluşturduğu yapı mı greve çıkacak? Ha çıksalar bile bilin ki normal koşullarda “temizlenmesi” zor olan bazı durumlar vardır ve grev onun için uygun bir ortamdır. Aksi halde “İŞÇİLİK” düşmanı bir yapının grevi düşünmesinin mümkün olmadığını geçmişte bu yapının örgütlü olduğu işyerlerinde çalışmak zorunda kalanlar herkesten iyi bilir.

banner354

banner328

banner596

banner599

banner482