banner371
banner203
banner373
"Fikri Işık'a dostum derken yüreğim sızlamıyor" 

Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği(KYÖD) Başkanı Mehmet Toker bu hafta konuğumuz olarak ülke ve kent gündemini değerlendirdi, önemli açıklamalarda bulundu. 
Kocaeli'nin en köklü derneklerinden biri olan ve 70 yılını dolduran Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği son yıllarında eski aktifliğini yitirdiği eleştirilerine maruz kalırken geçtiğimiz yıl başkanlık görevine getirilen Mehmet Toker KYÖD için bir eylem planı hazırlamış ve uygulamaya koymuştu. 
Hala planın yarısına bile ulaşamadığını belirten Toker, "KYÖD'ün toplarlandığını söylemem mümkün değil, "KYÖD bir yolculuğa çıkmıştır, rotasını çizmiştir, rotadan geri dönüş mümkün değil, KYÖD'ün güç kaybetmesi söz konusu değil" açıklamasında bulundu. 

KYÖD'ün Kocaeli için önemine dikkat çeken Başkan Toker, KYÖD'ün üzerine düşen sorumluluğu dönem dönem yerine getiremediğini ifade etti. Günümüzdeki dernekçilik faaliyetlerini değerlendiren Toker, "Kafası başkasına, cebi bir başkasına, yüreği bir başkasına kiralanmış bireylerden oluşunca adı dernek olsa ne olur, sendika olsa ne olur? Sivil toplum örgütü demek mümkün değil" ifadelerine yer verdi. 

Yıllardır süregelen 'KYÖD binası yıkılacak, KYÖD bulunduğu binadan çıkacak' söylemlerini de değerlendiren Mehmet Toker, "Yer belediyenin ama emek KYÖD'lülerin, şimdiye kadar bize kimse çıkın demedi' dedi. 

Geçtiğimiz dönemlerde kurulan Kocaeli Akademik Odalar Birliği ne gibi çalışmalar yaptı, "KYÖD belediyenin birimi gibi çalışıyor" derken Toker neyi kastetti?, yeni Vali ile ilgili Toker hangi açıklamalarda bulundu, Bakan Işık'ın Başbakan Yardımcılığı görevine getirilmesi ile ilgili neler söyledi?, Kocaeli'de bir yılı aşkın süredir devam eden il başkanları toplantısını Mehmet Toker nasıl yorumladı?, son dönemde Adalet Yürüyüşü, Adalet Mitingi'ne katılan, Demokrasi Girişimi'nin kurucuları arasında yer alan Toker baskı gördü mü? 

Hepsi ve çok daha fazlası bu haftaki röportajımızda. Keyifle okumanız dileğiyle..


*KYÖD neden önemli Kocaeli için?

- KYÖD 70 yıllık bir dernek. Öğrenci derneği olarak kurulmuş. Bir kaç sefer darbelerle kapatılmasına rağmen tekrar açılmış. 93 yılında öğrenci kültüründen gelenler olarak 57 kişiyle Mezunlar Derneği olarak kurduk. Öğrenci derneği olduğu dönemle, mezunlar derneği olduğu dönem arasında misyonda çok büyük farklılıklar yok. Mezunlar Grubu'nun olanakları fazlaydı. Bir takım yatırımlar yaptık, vakıf kurduk, okul yapmaya çalıştık, radyo açtık. Sosyal güç haline gelince şehrin sorunlarına daha fazla katkı vermeye başladık.

  KARAOSMANOĞLU VE DOĞAN DA ÜYEMİZ
*93'teki kuruluştan sonra nasıl bir süreç yaşadı KYÖD?

- Özellikle 93'teki kuruluşundan sonra KYÖD ailesindeki bireyler kentin tüm diğer kurumlarında neredeyse birinci derecede yönetici konumundalar. Milletvekilliği yapmış olanlar var, eski belediye başkanları var. KYÖD kentin neredeyse bütün kurumlarıyla ilişkisi olan bir yapı haline gelmiş. Bu da KYÖD'ün hem olanaklarını hem de sorumluluklarını arttırmış. Ulaşmak istediği bir kurum varsa şu an KYÖD doğrudan ulaşıyor zaten. Şu anda Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan şu anda bizim üyemiz. Milletvekili üyelerimiz var. Diğer arkadaşlarımızın hamlesi olmadı, olsalar onlara da kapımız açık. KYÖD bu özellikleri nedeniyle Kocaeli için önemli KYÖD. Yoksa dünyanın en akıllıları burada, İzmit'in en olanaklıları burada, diğer kurumlar önemli değil demiyoruz asla.

KİMİN HANGİ SİYASİ GÖRÜŞTE OLDUĞU BİZİ İLGİLENDİRMEZ
*Siyasi görüş önemli mi KYÖD'te yer almak, üye olmak isteyenler için?

Hayır.  Bir diğer özelliğimiz de bu.  Biz  siyasi farklılık gözetmiyoruz. Kimin hangi siyasi görüşte olduğu bizi hiç ilgilendirmez ama bir duruşumuz var tabiki. Biz Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Atatürk devrim ve ilkelerine bağlı bir yapıyız. Bizim ideolojimiz bu, Atatürk ve Cumhuriyet ilkeleri. Bu temel ilkeler etrafında buluşmak isteyen her birey KYÖD çatısı altında yer aldı. Üyemiz olmayan siyasi parti belki bir iki tane çıkar. AKP'li var, CHP üyesi var, sosyalist kökenli arkadaşlarımız, MHP'li arkadaşlarımız var, var oğlu var. Yol haritamız Atatürkçülük ve Cumhuriyet ilkelerine bağlılık ve onu güçlendirmek. Körü körüne bağlılıktan çok onun geliştirilmesi için çaba gösteren bir kurum burası. KYÖD bir üretim ocağı. KYÖD birşey üretmezse, çözüm üretmezse çok fazla bir önemi yok. Bütün kurumlarla bağı olduğu için aradaki o bağı güçlendirmek de sorumluluklarımız arasında. Biz hiçbir şeye onun siyasi düşüncesi nedeniyle karşı çıkmayız. Söylenen şey bizim kentin çıkarlarınaysa biz o çıkarlara sahip çıkarız. Kentin çıkarları doğrultusunda değilse yapılmak istenirse de karşı çıkarız. Belediye başkanlığı koltuğunda KYÖD'den biri de olsa bu değişmez.

KYÖD'ÜN DE GÖREVİNİ YAPAMADIĞI DÖNEMLER OLUYOR

*KYÖD bu işlevini tam olarak yerine getiriyor mu?
- Bu kentte çok güçlü, üretken, iş yapan derneklerimiz var ama onlar kendi uzmanlık alanlarıyla uğraşıyorlar. KYÖD tüm bu uzmanlık alanlarını kucakladığı için yaşamsal olarak KYÖD'ün odak noktası kentin tamamı. O yüzden çok işimiz var. Bu kentte yaprak kıpırdasa bizim gündemimiz olur. KYÖD bu işlevini tam olarak yerine getiriyor mu? Zaman zaman çok büyük katkılar yapmasına rağmen KYÖD'ün bu işlevi yerine getiremediği dönemleri de olmuştur. Kurumsal yorgunluklar oluyor, çevresel etkilenmeler oluyor. İnsanlar umutlarını zaman zaman yitiriyor.


CEPLERİ BİR BAŞKASINA, KAFALARI BİR BAŞKASINA KİRALANMIŞ BİREYLER..
*Şu anda baktığınızda diğer derneklere baktığınızda ne gibi eksikler görüyorsunuz, Kocaeli'de de baktığınızda dernekçilik faaliyetleri iyiye mi gidiyor yoksa kötüye mi?

- KYÖD'ün odaklanma alanı süvül toplum. Yaşamımın yüzde yetmişini sivil toplumun geliştirilmesi için harcadım. 90'lı yıllarda toplumda umutların serpildiği bir sivilleşme rüzgarı, sivil toplum örgütlerinin değer kazandığı bir dönem yaşadık. 2000'li yıllara kadar böyle bir süreç oldu. O dönemde kent kurultaylarını kurtuk sivil toplum örgütlerinin kamu ile ilişki kurması gerektiğini düşündüğümüz için. Bildiğimiz birçok nedenden ötürü, güçlenmekte olan bu sivil toplum örgütleri egemenler tarafından ciddi şekilde kullanılacak alan haline geldi ve siyasi egemenler kendisi gibi düşünen sivil toplum örgütleri icat ettiler. Mehmet Toker kendisi gibi düşünenleri bir araya toplayıp onun işine yarasın, onun arka bahçesi olsun diye bir yapı oluşturuyorsa bunun adı sivil toplum örgütü olmaz. Kent konseyleri yasal hale getirildi. Bu şu demek kamusal alanla sivil alanın ülkeyi yönetenlerce benimsenmesi demek. 2004'lere kadar sivil toplum güçlendi, etkin güçler oluştu. O yıllardan sonra Türkiye'de hızla gerileyen, adı çoğalan, tabela olarak çoğalan dernekler oluştu. Dernekler ve kurumları siyasiler kullanmaya başladığı zaman oraları yönetenlerle de birşey paylaşıyorlar, orada da yöneticiler yaratıyorlar, egemenler o kişilerle işbirliği yapıyorlar, paylaşıyorlar ve o alan da kontrol edilebilir hale geliyor. Özgür bireylerden oluşan bir sivil toplum örgütleridir bizim istediğimiz. Kafası başkasına, cebi bir başkasına, yüreği bir başkasına kiralanmış bireylerden oluşunca adı dernek olsa ne olur, sendika olsa ne olur? Sivil toplum örgütü demek mümkün değil.

HİÇBİR KURUM KENDİNİ GÜÇLENDİREBİLECEK DURUMDA DEĞİL
*Ne yapılması gerekiyor peki bu durumun düzeltilebilmesi için?

- Hiçbir kurum kendi sorunlarını çözecek ya da  kendini güçlendirebilecek durumda değil. Bu kurumların buluşacağı bir alana girmek lazım. Bugün bu çok etkin bir şekilde ihtiyaç Kent konseyleri var. Kent konseyleri işlevlerini yapsalar- belediye kanununun iki maddesinin gereğini yapsalar Türkiye'deki sivil toplum örgütleri bu duruma gelmezdi. Kent konseyleri de o kentin siyasileri tarafından yönlendirilmeye başladıkça kentin diğer sivil toplum örgütleri de buluşamaz oluyorlar. Kocaeli'deki Kent Konseyi'nin görevi ne? Kocaeli'deki kamusal alanla sivil toplum örgütlerini buluşturmak, kentin sorunlarına birlikte çözüm üretmek. Bu yapılmazsa sivil toplumun enerjisini kamusal alan kullanamıyor, bu kez de sorunlara çözüm üretilemiyor. 3 tane köprü yapıldı, kaç milyon dolara mal oldu, eleştirildi. Sonrasında bir sürü köprü yapıldı ve daha iyi kullanılıyor. Diğerlerinin yüzde biri neredeyse. Aynı yönetimdeki arkadaşlar yaptı bunu. İnadına da yaptılar. Eleştirileri de dikkate aldılar. Biz iktidarız yapacağız anlayışıyla yapsalar da eleştirileri dikkate aldılar. Sivil toplum örgütlerinin güçlenebilmesi için sivil iradenin oluşması lazım. 96'larda çok güçlüydük. Kimseye bağımlılığımız yoktu, kentin çıkarları önceliğimizdi. Herkesi bir araya getirdik, kendi yaşam alanlarımızı tartıştık.

KENTİN ÇIKARLARINI GÖZ GÖRE GÖRE YOK EDEMEZLER
*Kocaeli Akademik Odalar Birliği'ni kurdunuz, neler yaptınız şu ana kadar?

- Kocaeli Akademik Odalar Birliği'ni kurduk. Çöp fabrikası ile ilgili raporlar verdik. Hiç zamanımız yok diyen belediye yönetimi 8-9 aydır duruyor. Tekrar sorguluyor olayı. 30-40 sayfalık rapor verdik. Onlar da bu kentin çıkarlarını göz göre göre yok edemezler. Oturduk brifing aldık, tartıştık, iki defa rapor yazdık. Bu şekilde bir ilişki kurulmasaydı şimdiye kadar çöp fabrikasının çoktan temelleri atılmıştı. Gecikme oldu ama negatif bir gecikme değil bu bizim için. Aynı çözümün doğru yerlerde doğru biçimde olacağına inanıyorum ben. Genel Sekreterimizle de görüşeceğiz. Tahir Büyükakın'ın hakkını vermek lazım . Hayırlı olmasını diliyorum vali olarak gitti. Onun olumlu yaklaşımı kurduğumuz olumlu diyaloğun oluşmasında önemli rol aldı. Konular tartışılabilir oldu. Biz şimdi kentin diğer sorunlarına da kafa yoralım istiyoruz. Çöp kültürünün değişmesi gerektiğini söyledik. 25 bin üyemiz var biz her konuyu tartışalım, biz varız dedik. Yapalım bir büyük proje, belki de dünyaya örnek olacak bir proje yapalım dedik. Yaptığımız zaman her eve gireriz. 25 bin üyemiz var. Siyasi partileri de katın, belediyeleri de katın. Bakmışsınız 2 yıl sonra bambaşka bir Kocaeli olmuş atık sorunu anlamında.

KYÖD'ÜN TOPARLANDIĞINI SÖYLEMEM MÜMKÜN DEĞİL
*KYÖD kendini toparladı mı, neler var size göre eksik olan?

- KYÖD'ün kendini toparladığını ve bu toparlanmanın KYÖD'e yeteceğini söylemek mümkün değil. Ben göreve başladığımda önümüze bir eylem planı koymuştum ama 3 aylık, 6 aylık eylem planlarının yarısına ulaşamadım ben şu an. Bir yıl geçti. Bunu şikayet anlamında söylemiyorum. Sorunları çözmek için buradayım. Bazı şeyleri çok istersiniz, nasıl yapılacağını da bilirsiniz ama sizin ya da KYÖD'lülerin çabasıyla da olmaz. KYÖD'ün gelişmesi kentle birlikte oluyor. KYÖD'ün elbette başardığı işler var, ciddi işler yaptık. KYÖD'ün misyonu açısından baktığımızda tatmin olmakta mümkün değil. Üye sayısının artığı, üyelerin üretkenliği ile ilgili sıkıntılar var. Bunların üstesinden geleceğiz. KYÖD bir yolculuğa çıkmıştır, rotasını çizmiştir, rotadan geri dönüş mümkün değil, KYÖD'ün güç kaybetmesi mümnkün değil. KYÖD üzerine düşeni yapan bir kurum haline gelecektir. Şu anda üzerine düşeni tam anlamıyla yaptığını söylemem mümkün değil.


YER BELEDİYENİN AMA EMEK KYÖD'LÜLERİN
*KYÖD binası yıllardır konuşuluyor, yıkılacak mı, satılacak mı şeklinde. Geçmiş dönemlerde binayı satın almak isteyen başkanlar oldu. Ne olacak bundan sonraki süreçte? KYÖD daha ne kadar daha bu binada var olacak?

- Bu bina bu kentin malı, belediyenin mülkiyetinde kentlilere ait bir alan. Kent kurultaylarını kurarken KYÖD'te kent kurultayının bir parçasıydı. KYÖD'ün kendi bütçesi var, KYÖD'ün bütçesi Büyükşehir'in bütçesi demedim hiçbir zaman. KYÖD 93'te kurulduğu zaman burası çıplak bir binaydı. 57 arkadaştık. Sirmen'den istekik burayı onarın, oturun dedi. Dünyanın parasını harcadık buraya. Burası her ne kadar belediyenin mülkiyetinde olsa da buranın bu hale gelmesindeki emek KYÖD'ün emeği. Buranın çoğu insan buranın kiralık olduğunu bile bilmiyordu. Bu sadece KYÖD'ten kaynaklanan bir durum değildi, belediyelerden de kaynaklıydı. Büyükşehir Belediyesi'nde siyasi yapı değişti ama 'Oradan çıkın' diye birşey kouşulmadı, söylenmedi hiç. Karaosmanoğlu'nun üye olduğu bir dernek burası. Ne yapıyor şu anda KYÖD? Kentin sorunlarını konuşuyor, tartışıyor. Belediyenin bir birimi gibi çalışıyor. Belediyeden bağımsız olarak. Belediyenin birimleri gibi, kentin yararına çalışan bir yerde kimse size 'buradan çıkın' demez zaten. Belediyeyi yönetenler de bu kentin çocukları. Yarın görevleri bitecek, gelecekler yine burada oturacaklar.

YÖNETİM BECERİKSİZLİKLERİMİZ OLABİLİR
*KYÖD'lüler dışında da artık daha fazla kesim geliyor değil mi KYÖD'e?

- Evet. Buraya sadece KYÖD'lüler de gelmiyor artık. Biz kiralamıyoruz onlara burayı, buraya yaparlarsa bağış yapıyorlar. Binanın kiralık olma süreci devam ediyor. 2018'de tekrar görüşülecek. Hiçbir kaygım yok. Yanılırsam şaşarım. Çünkü bunu yapmak kenti yönetenlerin de çıkarına değil. Bizim varlığımız kent sorunları. Bu bina belki de bu kentte değişik kurumlar tarafından en yoğun kullanılan yerlerden bir tanesi. Yönetim beceriksizlerimiz olabilir, organizasyon eksiklerimiz olabilir ondan bahsetmiyorum. Kentin çıkarlarının aleyhine birşey yoksa herkes burada toplantı yapabilir. Ben AKP İl başkanına söyledim, hepinizi burada toplayalım dedim, o da istedi ama denk gelmedi. KYÖD kentin bir kurumu olmaktan çıkarsa ben de belediye koltuğunda otursam 'çıkın oradan' derim ya da kirayı yükseltirim. Bu bina baskınlar da yedi, 2010'da açılışta. Vali buraya birilerini gönderdi gürültü oluyor diye. O dönemde bile çıkın demediler. Yıkılacak denildi, o da bitti. Kimse 'çıkın, şöyle yaparsanız sizi oradan atarız' gibi bir imada bulunmadı. Belediye Başkanı Karaosmanoğlu, Vali, Ak Partililer 'Ya Mehmet Toker sen ne yapıyorsun, aykırı açıklamalar yapıyorsun, sen bizim yerimizde oturuyorsun' demedi kimse.

BENİ SİLAH ZORUYLA DA DURDURAMAZLAR
*Şimdiye kadar Adalet Yürüyüşü'ne katıldınız, Adalet Mitingine katıldınız. Demokrasi Girişimi'nin kurucuları arasında yer aldınız. Şu ana kadar hiç baskı gördünüz mü bu nedenlerle?

- Bu kentte yaşayanlar ve bu kenti yönetenler Mehmet Toker'i tanıyorlar. 45 yıldır sokaktayım. Sosyalist bir adamım. CHP üyesiyim ama anlaşamadığımız birçok nokta var. Benim rotam belli. Düşüncelerimde samimi olduğumu anlatmaya ne benim ihtiyacım var ne de başka birinin. Gönülden söylediğimizi, gönülden yaptığımızı biliyorlar. Ben özgürlüğün bedelini de ödedim. Yıllarca hapishanelerde de yattım, işkenceden de geçtim. Bu bedeli benim kadar ödeyen nadir insan vardır bu kentte. Saygıdan dolayı ceket ilikleriz ama esaretten dolayı kimsenin önünde ceket iliklemedim ben. Ben kendimi biliyorum. Nereye ne adına katılacağımı, söylediğim sözü kendi adıma mı kurum adına mı söyleyeceğimi biliyorum. Ben Adalet Yürüyüşü'ne gittim, Adalet mitingine gittim, Kocaeli Demokrasi Girişimi'nin kurucularından biri oldum ama kişisel olarak. Orada KYÖD adına birşey yok. Ben haddimi bilen bir insanım, mütevazi bir insanım. Özgürüm, düşüncelerimi söylemekten de kimse beni silah zoruyla da durduramaz. Birbirimize karşı saygılı olmalıyız. Adımızın önünde bakan da olsa, milletvekili de olsa hepimiz bu ülkenin yurttaşıyız. Bana bir ima yok. Zaman zaman AKP İl Başkanıyla karşılaşıyorum. MHP İl Başkanı Aydın Ünlü Eşme'nin çocuğu. Ağabeyleri, ablaları benim çok yakın arkadaşlarım. Hiçbir parti il başkanından yana sıkıntımız yok. Bazen bazı taleplerimizin yerine getirilmesi içgüdüsel olarak geciktiriliyor olabilir ama insan doğası bu, bunu da tolere ediyoruz. KYÖD ile ilgili de böyle birşey söz konusu değil. Onlar şunu biliyorlar. Mehmet Toker KYÖD'ün başında ama KYÖD onun babasının çiftiliği değil. KYÖD adını da her yerde kullanmayacağımı bildikleri için sıkıntı olmuyor.

İL BAŞKANLARI TOPLANTISI GELİŞTİRİLMELİ
*Yeni Vali ile tanıştınız mı?

- Randevu istedik ama henüz randevu bize gelmedi. Gideceğiz yanına. Bekleriz, tanışırız ama güzel haberler aldık kendisiyle ilgili. Olumlu şeyler söylüyorlar. Umarız bu olumluluk devam eder. Kentte çünkü birşey oluştu. Bütün siyasi parti il başkanları bir araya gelebiliyorlar, her türlü tartışmaya rağmen. Hem AKP hem CHP İl başkanlarına söylüyorum; eleştiri aldıklarını biliyorum ama her birine kardeş gibi söylediğim şey bu ilişkiyi bozmayın. Başka hiçbir kentte KYÖD gibi bir kuruluş yok, il başkanlarının bir araya geldiği bir örnek yok. Bu kentin kendine has özellikleri var. Ne kadar şikayet edeceğimiz konu çok da olsa, çatışmalı kentlerden biri olmuyorsak bu diyalog sayesinde. Ben sonuna kadar desteğim. Hatta il başkanları toplantısının daha da geliştirilmesi lazım. Keşke bütün siyasi parti il başkanlarını bir araya toplayabilseler, olmayan il başkanlarını da kucaklayabilseler ama yedisinin bir arada olması sıfır olmasından iyidir.

IŞIK'IN YENİ GÖREVİ KENT OLANAKLARINI ARTTIRACAKTIR
*Kocaeli Milletvekili Fikri Işık'ın Başbakan Yardımcılığı görevine getirilmesi de Kocaeli'de de gündem oldu. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz yeni görevlendirmeyi?

- Benim dostum. Dostum derken de yüreğim sızlamıyor. Kendisi tarafından telefonumun açılmadığını hiç hatırlamıyorum. Yeni görevin sonuçlarının hayırlı olmasını diliyorum. Şu an için ödüllendirme diyen de var kızağa çekme diyen de. Bence bunu yarınlar gösterecek. AKP'nin ilk kurucularındandı. Bu kentin insanı. Kentin bir vekilinin bu göreve getirilmesinin kentin olanaklarını da arttıracağını düşünüyorum. Fikri Işık görev adamı. Partisinin ve partililerinin kendisinden beklediğini de yerine getirdiğini düşünüyorum. Doğru işler yaptığı sürece kent adına onur verici.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner372

banner354

banner328

banner276

Advertisement