banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

İlkokula adım atmanın maliyeti bin 153 lira
banner234

Eğitimin ücretsiz ve herkese eşit olduğu sözü bu eğitim ve öğretim yılında da koca bir yalan olduğu maliyet rakamları ile ortaya çıktı. Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası’nın (EĞİTİM İŞ) yaptığı araştırma, okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselere başlayacak öğrencilerin okula başlangıç maliyetlerini objektif olarak ortaya çıkardı. Konu ile ilgili bir açıklama yapan Eğitim İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Bilal Şener, Türkiye’de her geçen gün artan gelir dağılımındaki adaletsizlik en fazla eğitim harcamalarında hissedildiğini söyleyerek, Sendika tarafında yapılan okula başlangıç maliyetleri araştırması ile ilgin çarpıcı rakamları açıkladı.
 

ZENGİNLERLE YOKSULLAR ARASINDA 49,7 FARK VAR
Şener’in konu ile ilgili açıklaması şöyle;  “Türkiye’deki en yoksul yüzde 10’luk gelir dilimi ile en zengin yüzde 10’luk gelir diliminin harcamaları arasında 7 kata yakın fark bulunmaktadır.  Eğitim harcamalarında ise zenginlerle yoksullar arasında 49,7 katlık bir fark ortaya çıkmıştır. Resmi verilere göre Türkiye’nin gelir pastasından en az payı alan yüzde 10’luk kesim, Türkiye’de aileler tarafından gerçekleştirilen eğitim harcamalarının sadece yüzde 1’ini yapabiliyor. Ailelerin toplam eğitim harcamalarının yüzde 49,7’sini ise en zengin (10’uncu) yüzde 10’luk kesim yapıyor. Diğer bir ifadeyle, İkinci yüzde 10’luk kesim toplam eğitim harcamalarının yüzde 1,2’sini, üçüncü yüzde 10’luk kesim yüzde 2,4’ünü, dördüncü yüzde 10’lik kesim yüzde 3,2’sini, beşinci yüzde 10’luk kesim ise yüzde 4,9’unu gerçekleştirmektedir.


TÜİK’in hesaplamalarına göre, Türkiye’deki ailelerin 2014 yılındaki toplam harcamaları 730,4 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Bu harcamanın 17 milyar 530 milyon liralık kısmı eğitim için yapılmıştır.  Eğitim harcamalarının 8 milyar 397 milyar liralık kısmını en zengin yüzde 10’luk kesim yaparken, en yoksul kesimin eğitim için harcadığı miktar ise 175 milyon lirada kalmıştır. Gelir dağılımında dokuzuncu yüzde 10’luk kesim eğitim harcamalarının yüzde 15’ini yapmaktadır. Buna göre, dokuzuncu ve 10’uncu yüzde 10’luk kesimler, yani en zengin yüzde 10’luk kesimin Türkiye’deki toplam eğitim harcamalarının yüzde 62,9’unu yaptığı görülmektedir. En zengin yüzde 20’lik kesimin eğitim için yaptığı harcama, geri kalan yüzde 80’lik kesimin harcamasının neredeyse iki katıdır.


Zenginlerle yoksullar arasındaki eğitim harcamalarındaki derin uçurumunu ortaya koyan TÜİK’in söz konusu hesaplamaları, Türkiye’nin geleceği açısından da derin bir endişe kaynağı oluşturmuştur.  Türkiye giderek, çok iyi eğitim almış bir azınlık, vasat bir eğitim almış büyük bir çoğunluk olarak ikiye ayrılmaya başlamıştır. 


Eğitim harcamalarındaki bu uçurum Türkiye’nin gelir dağılımındaki adaletsizliğin gelecek yıllarda çok daha yüksek oranlarda artacağına da işaret etmektedir. Bu tablo, eğitimde özel sektörün alabildiğine teşvik edildiğini ve Devlet okullarının bir köşeye itilmesinin gelecekte nasıl büyük bir tehlike oluşturacağını da ortaya koymaktadır. Devlet okulları yoksul çocuklarının devam ettiği kurumlar haline gelmiştir. Devlet giderek bu okullara nispeten daha az kaynak aktarımı yapmaya başlamıştır. 2015- 2016 eğitim öğretim yılı geçmiş yıllara oranla daha büyük sorunlarla başlamıştır. MEB teşkilat yapısı, Teftiş Sistemi, Merkez Yönetim Kadrosu, Okul Yöneticileri değiştirilmiş ve siyasi bir yapı oluşturulmuştur. 2002 yılından buyana eğitim sistemi birçok kez değiştirilmiş bunun sonucunda nitelik düşmüştür.


AKP’nin düşük gösterdiği enflasyon rakamları ile insanlarımız kandırılmış, gönenç düzeyi düşürülmüş, halkımız açlığa ve yoksulluğa mahkum edilmiştir.
 

OKULA BAŞLANGIÇ GİDERLERİ
2015-2016 eğitim öğretim yılında;
 Okulöncesi eğitime başlayan bir öğrencinin başlangıç gideri 707,71 TL’dir.
İlkokul 1 inci sınıfa başlayan bir öğrencinin başlangıç gideri 1153,83 TL’dir.
Ortaokula (5. Sınıfa) başlayan öğrencinin başlangıç gideri 1300,05 TL’dir.
Liseye başlayan öğrencinin ise 1426,02 TL’dir.
  
OKULA BAŞLANGIÇ GİDERLERİ YÜZDE 34,61 ARTTI
AKP iktidarı döneminde yaşanan hayat pahalılığı öğrencilerin kullandıkları malzemelere de yansımış, geçen yıla oranla % 34,61’lik bir artış gerçekleşmiştir. Asgari ücretle hayatını devam ettiren bir kişi, okula başlayan çocuğu için, bir aylık maaşından fazlasını, en düşük maaş alan memur ise maaşının %70’ini okul masrafı olarak harcamak zorunda kalacaktır.
Yaptığımız bu araştırma da, belirtilen rakamlar içerisinde, okula zorunlu alınan bağışlar, sınıfların dizaynı için toplanan paralar, velilerin çocuklarına verdikleri harçlıklar bulunmamaktadır. Yasa dışı yollardan bağış adında alınan bu ücretleri de eklediğimizde, özellikle orta gelir düzeyindeki ailelere, okul giderleri ciddi bir yük olacaktır. Sabit ve dar gelirli ailelerin bu yükün altından kalkması çok zordur.


Anayasanın 42’nci maddesine göre, temel eğitim, tüm vatandaşlarımıza eşit ve parasız olmalıdır. Sosyal Devlet anlayışı gereği, ülkemizdeki tüm çocuklara eşit şart ve olanaklarda eğitim almalarını sağlayacak ortamlar hazırlamalıdır.


Öğrencilere ücretsiz kitap vererek, giderlerin azaltılamayacağı açığa çıkmıştır. AKP iktidarı bu uygulamayı siyaseten kullanarak yaptığı özelleştirmelerin, fahiş zamların, özel eğitime verdiği desteğin üzerini örtmekte, adeta kamuoyunun gözünü boyamaktadır.
AKP iktidara geldiği günden bu yana eğitimde özelleştirme kapsamında çeşitli adımlar atmıştır. Dershanelerin kapatılma süreci ile bu girişimler hızlanmıştır. 2015-2016 eğitim öğretim yılında binden fazla dershane Temel Liseye dönüşmüştür. Dershanelerin kapatılması ile üniversiteye hazırlık amacı öğrenciler Temel Liselere yoğun bir şekilde kayıt yaptırmış, üniversiteye hazırlık maliyeti 12-15 bin TL’ye kadar yükselmiştir.


AKP hükümeti 6528 sayılı MİLLÎ EĞİTİM TEMEL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN kapsamında özel okullara kayıt yaptıracak olan öğrencilere 3 bin 750 TL’ye kadar destek vermektedir. Bu desteğin toplam maliyeti yaklaşık 1 milyar 116 milyon 300 bin TL’dir. Bu ödenek devlet okullarını geliştirme amacı ile kullanılmalıdır. Ödeneğin devlet okullarına aktarılması halinde öğrenci başına 63,78 TL’lik bir kaynak aktarımı yapılacaktır. Dolayısıyla bin kişilik bir okula yaklaşık 64 bin TL kaynak verileceğinden okulların velilerden zorunlu olarak bağış toplamasının da önüne geçilecektir.


AKP hükümeti, çocuğunun gıda harcamalarını karşılamakta zorlanan velilerin, çocuklarını özel okullara gönderemeyecekleri gerçeğini görmelidir. Öğrencileri özel okullara yönlendirme yerine,  devlet; kendi okullarına sahip çıkmalı personel, fiziksel alt yapı, araç-gereç eksikliklerini gidermeli, herkese eşit nitelikli, bilimsel ve parasız eğitim vermenin yollarını bulmalıdır.”

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237