Çalışma; yapmamız gereken ve ya karşılığında ücret bekleme eğiliminde olduğumuz bir mal yada hizmeti üretirken gösterdiğimiz eylem ve çabayla birlikte kişinin bedensel ve zihinsel güçlerini belli bir hedefe doğru olarak planlı bir şekilde yürütülmesidir. Kısacası çalışma mal ve hizmet üreten her türlü etkinliktir. Çalışma bazen sosyalleşme, doyum ,kendini gerçekleştirme bazen de istemeyerek mecbur hissettikleri için bulundukları yerde mutsuz ,çekilmez hatta problem kaynağı olarak da görülebilir. Çalışma özellikle Sanayi döneminde toplumsal hayatta merkezi bir önem kazanmıştır.
Çoğu kitaplarda çalışma zamanını üçe ayırdıklarını görürüz. Bunlar çalışma zamanı, çalışma dışında kalan zaman ve uykudur. Bunlar kişiden kişiye, görevden göreve çalışma saatleri, kendine ayırabildiği zaman ve uyku zamanı değişiklik gösterir.
Çalışma dışı azman kişilerin çevresi , aile, arkadaşları ,sosyal zamanları sürdürebileceği gibi sosyal ilişkilerden oluşur. Bu yaşam alanı içinde kendine zaman ayırma dediğimiz iş dışında yapılan eylemler kendini rahatlatma, dinleme, zaman ayırma olmakla birlikte bu sürenin kısalığı (fazla çalışmanın çokluğu ) kişide iş yerinde ki görevinde memnuniyetsizlik, isteksiz çalışma doyuma ulaşamamış olmanın verdiği işte başarılı olamamasına kadar ilerlediğini hemen hemen tanıklık etmişizdir.
Sanayi dönemi sonrası çalışmanın yaşam biçimi haline gelmesi sebebiyle çalışma saatlerinde artış görülmektedir. Durum böyle olunca da iş bölümleri ortaya çıkmasıyla birlikte kişinin bir yaşam haline gelen çalışma yaşamının belirli zamanların dışına çıkamamasına sebebiyet vermiştir. Bu durumda ise İş yerinde , İnsana daha fazla değer ve önem verilmesi gerekliliğinin de önemini görmekteyiz. Burada yine şirketler de ki İnsan Kaynakları çalışanlarının titizlikle, en değerli varlık olan insana kakışır bir şekilde çalışma alanını oluşturması gerekmektedir. Çalışma alanlarının düzeni öyle olmalıdır ki çalışanların birbirleriyle iletişimi takım arkadaşları ve üstleriyle arasındaki iletişimi sağlıklı bir şekilde kurup verimli çalışma saplanması gerekmektedir. Çalışma alanının sağlıklı düzenlenmesi aynı zaman da bağlı bulunduğu şirkete bağlılığını da arttırmış olup iş performansını ve çalışanlar arasında işbirliğini arttırmasıyla hem şirket hem de birey açısından önemli kılmaktadır. Örnek vermek gerekirse büyük şirketler de personel sayılarının oldukça fazla olması demek büyük binalarda çalışması demek bu da çalışanlar arasında iletişimi sınırlandırması demektir , bağlılığı azaltıcı etkisiyle zayıf iletişim ortaya çıkmış olur. Bir diğer örnek ise yönetici ve çalışanların çalışma düzenleridir. Aynı katta olması ve ya olmamasının hem olumlu hem de olumsuz yönleri ise tartışmaya açıktır. Neden derseniz yöneticiyle çalışanların birbirine yakın mesela aynı katta olması çalışanlarla yönetici arasında güçlü iletişim kurmalarına , yöneticilere karşı güven duymaya, bir paylaşım oluşumuna, fikir paylaşımlarına neden olması olumlu sonuçtur. Olumsuz sonuçları ise, yöneticilerle aynı katta yakın mesafede olması çalışanın üzerinde bir baskı hissetmesine, devamlı gözlem , kontrol altında hissetmesine neden olmasıyla çalışandaki iş performansının düşüklüğüne neden olabilir. Bu her ikisini dengelemek de bilinçli yöneticilerin ve şirketin İnsan Kaynaklarından sorumlu kişilerin doğru, dengeli bir şekilde düzenlemeleri gerekmektedir. Bunun yanı sıra bir de takın arkadaşlarıyla birlikte aynı ortamda çalışmakta olduğu son yıllardık çoğu şirketlerde görülen Açık Ofis şeklidir. Açık ofis, aynı yerde tüm çalışanların ( departmanların ) aynı alan içinde yan yana ve ya karşılıklı masaların yerleştirildiği , sadece ara bölmelerin olduğu çalışma alanıdır. Açık ofislerin avantajı çalışanlar arasında güçlü iletişim, paylaşımı çok, birlik ve beraberliğin fazla olduğu şeklidir. Elbette açık ofis düzenlemesinin de negatif sonuçları vardır. Örneğin farklı departmanların iç içe olması yapacağı telefon görüşmeleri gerek iç gerek dış görüşmelerde konuşulan konunun diğer çalışanlar tarafından duyulması gizlilik gerektiren konular da bazı zamanlar sorun yaratabilir. Örneğin, İnsan Kaynakları departmanının ve muhasebe departmanın aynı yerde ( Açık ofis ) diğer birimlerle olması taraftarı değilim. İnsan kaynakları demek, sadece işin puantaj , devamsızlık , personel takip vb.. konularından ibaret olamadığı, çoğu zaman personelle birebir iletişim kurması , personelin gizlilik ihlalleri gibi konularını açıkça İnsan Kaynakları departmanınla konuşması gereken bir alan olduğundan açık ofis de olmasını önermiyorum. Bunun dışında çalışanlar açısından açık ofis özel çalışma alanının olmaması ,gürültü gibi hareketliliğin olması da iş esnasında bazen hatalara neden olması, konsantrasyon da güçlük çekilmesi oldukça fazladır. Özetle işyerinin konumu , çalışma yeri ve üretim alanlarının düzenlenmesi çalışanların verimini ,doyumu ve performansını olumlu yönde etkiler. Kullanılan ofis mobilyalarının ve kullanılan eşyaların konumları , kullanım rahatlığı çalışanların işlerini daha kolay yapabilecek şekilde olması da önemlidir.
Engelli çalışanlar için işlerini rahat bir şekilde yapabilmeleri için , uygun ekipmanlarının temininin sağlanması, tekerlekli sandalye için özel rampaların uygun yerlere inşa edilmesi kısacası rahat bir çalışma ortamının sağlanması gerekir.
İşyerlerinde engelli çalışanlar için yapılması gereken fiziksel düzenlemelerin yasal bir zorunluluk olduğunun da unutulmaması gerekmektedir.
Verimli ve mutlu bir hafta diliyorum..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.