banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

ÖZÜR YOKSA RUHSAT DA YOK!
banner234

Siyaset, gerçekten de çok hem de çok garip bir olay.

Bir gün kahraman iken, ertesi gün “hain” ilan edilebilirsiniz.

Ya da bugün yan yana yürüdüğünüz insanla ertesi gün karşı cephelerde yer alabilirsiniz.

Bakın mesela AKP İl Başkanı Mahmut Civelek, daha düne kadar kahramandı.

Teşkilatı girdiği her seçimden büyük, hem de çok büyük zaferle ayrıldı. Ama bugün, daha düne kadar Civelek’in yanında yer alanlar, bugün ona burun kıvırıyor, hatta istifaya davet ediyor.

***

Şimdi okuyacaklarınız da siyasetin en kadar enteresan olduğunu bir kez daha ortaya koyacak türden.

Olayın geçtiği yer, Başiskele.

Bildiğiniz üzere Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz, belki de en rahat belediye başkanlarından biri. İlçesinde hem partisine hem de kendisine büyük bir teveccüh var.

İzmit Belediyesi ile birlikte en başarılı iki belediyeden biri gösteriliyor Başiskele.

Yani Ayaz açısından her şey yolunda.

Ancak bir dönem, partinin eski isimlerinin çok uğraştığı bir başkandı Ayaz.

Ona adeta yapmadıklarını bırakmadılar.

Ama o genç yaşına rağmen ustaca manevralarla rakiplerini alt etti.

Üstelik sonunda öyle bir gol attı ki, yenilir yutulur gibi değil.

***

Başiekele’de bir döneme yakın Hüseyin Ayaz ile birlikte çalışan Faik Akyol, daha sonra muhaliflerin yanında yer almıştı.

Hüseyin Ayaz ile ilgili bilgileri muhaliflere sızdırmakla suçlanan Akyol, daha sonra görevinden istifa etmişti.

İşte bu Akyol, geçtiğimiz günlerde Başiskele’de Bad-ı Sefa adlı bir kafeterya açtı.

Ancak bu kendisi için hiçte kolay olmadı.

Kafeteryanın açılışı için tüm hazırlıkları tamamlayan Akyol, bir türlü belediyeden ruhsat alamadı.

Hatta kafeterya inşaatına izinsiz başlandığı için mühür vuruldu işyerine.

Bu işi çözmek için çalmadık kapı bırakmayan Akyol’a ilginç bir teklif yapıldı.

Başiskele’de yayın yapan ve Hüseyin Ayaz’ın eniştesi Barış Çalım tarafından satın alındığı iddia edilen Gazete Tutanak’a gidip bir özür röportajı vermesi istenen Akyol, ilk başlarda tereddüt etse de, kafeteryasını başka türlü açamayacağını anlayınca mecburen bu teklifi kabul etti.

Daha sonra Gazete Tutanak’a giden Faik Akyol, Hüseyin Ayaz’a yanlış yaptığını, kendisinin iyi niyetinin kullanıldığını ve bir anda kendisini muhalif kesimin arasında buluğunu açıklayarak geniş çaplı bir röportaj veriyor.

Bu röportajdan yaklaşık 15 gün sonra ise Faik Akyol’un sahibi olduğu kafe açılıyor.

***

İşte siyaset böyle bir şey.

Ne zaman ne olacağını asla kestiremezsiniz.

Bir gün can ciğer olduğunuz insanlar bir gün sonra karşı karşıya gelebilirsiniz.

İki taraftan biri bedel öder. Ve genellikle güçlüler ve haklılar bedel ödemez.

Faik Akyol da vakti zamanında yaptığı hataların bedelini, işte böyle ödemiş.

 

 

 

 

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner242

banner121

banner235

banner182

banner233

banner202

banner144

banner237