banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Mecburi davete icabet
banner234

AKP, gittikçe gözden düştüğünün o kadar farkında ki…

Hem teşkilatı hem seçmeni canlı tutabilmek için olmadık yollara başvuruyor.

 

13 yıldan bu yana popüleritesini topladığı kalabalıklar sayesinde diri tutmayı başaran AKP, artık eskisi kadar ilgi görmüyor. 7 Haziran seçimleri öncesinde ilimizde yapılan miting, bunun en canlı örneğiydi. Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Erdoğan’ın Kocaeli’de yaptığı miting ile Davutoğlu’nun yaptığı miting arasında çok uçuk farklar oluştuğunu hepimiz gördük.

 

KAN KAYBI MORALLERİ BOZUYOR

 

Nitekim alınan seçim sonuçları, iktidar partisinin eski gücünde olmadığını net biçimde gözler önüne serdi. Ama AKP hala direniyor, güçlü görünmek için alışık olduğu yöntemlere başvurmaktan vazgeçmiyor. Şimdiye kadar yaptıkları danışma meclislerinde teşkilata katılma zorunluluğu getiriliyordu.

 

Salonun tıka basa dolması onların ilk önceliği oluyordu. Şimdi de aynı formülü uyguluyorlar ama ne yaparlarsa yapsınlar eskisi gibi bir ıslıkla yüzlerce insanı bir araya toplayamıyorlar. Böylesi baş döndürücü bir gücün ardından yaşanan kan kaybı, AKP’de ciddi anlamda motivasyon çöküntüsü yaşatıyor.

 

ZORUNLU KATILIM MESAJI…

 

Fakat dedik ya, AKP baskıcı tutumundan asla taviz vermiyor. Danışma meclisiyle iftar programını birleştiren AKP İl yönetimi, Antikkapıda yapacağı iftar programında 3 bin 500 kişinin gelmesini hedeflemiş. Bunun için de tüm belediye çalışanlarına iftara katılma zorunluluğu getirdiklerini belirten “nazik” bir mesaj çekilmiş. Mazereti olanların da ne mazereti olduğu, ilgili kişiye bildirilmesi istenmiş. Yani mazeret geçerli değilse vay halinize…

 

DAVET Mİ BASKI MI?

 

Mesajı alan çoğu çalışanlar, bu baskıya isyan ediyor. Davet dediğiniz, iki tarafın kabulüyle olur. Biri davet eder, diğeri ister icabet eder ister etmez. Siz kalkıpta “gelmek zorundasınız” derseniz, bunun adı davet olmaktan çıkar, başka şeylere girer. Daha iftar yapmadan sayı hedefi ortaya atan AKP’nin bu baskıcı ve anlamsız tutumu gerçekten anlaşılır bir şey değil.

 

DİN ALİMLERİNE DANIŞMALI

 

Aslına bakarsanız iftara zorunlu davet yapmanın günah olup olmadığı konusunda bir bilene danışılmalı. Bunun için havuz medyasında her Ramazan ayında milyonlar alarak, engin tecrübesini bizlere aktaran malum din alimlerine danışmakta fayda olabilir. Zorunlu iftar daveti yapmak mı günah, yoksa o davete katılmamak mı? Bu sorunun cevabını araştırmak gerek! 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yalçın Tan 1 yıl önce

Davete çağrılan kişi isteksizse çağrının o kişi için değeri-önemi yoktur. Davet bir nezaket etkinliğidir. Ya uyulur ya uyulmaz. Uyulmaması durumu çağrıyı yapanı üzmeyecek biçimde olmalıdır.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237