banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Eryürek: Civelek’in sıralamaya girebileceğini sanmıyorum
banner234

AKP’de görev yaparken, en başarılı en dik duran ilçe başkanı idi.

Yerel seçimlerde, teşkilatın istediği aday genel merkezden çizik yiyince, tüm teşkilatın istifa dilekçesini cebine koydu, düştü Ankara yollarına.

O ismi aday yaptı, öyle geldi.

AKP’nin en güçlü olduğu birkaç ilçeden biri idi Derince.

Sonra uzaklaştı partisinden.

Kamuoyundaki intibası şu: “Konuşursa parti sallanır.”

O konuşmamaya, bildiklerini anlatmamaya devam ediyor.

Siyasetten kopmuş değil. Gelişmeleri sürekli takip ediyor.

Her kesimden ziyaretçisi var. Her partiden.

Ve o şimdi bir zamanlar gecesini gündüzüne katarak hizmet ettiği AKP’yi uzaktan analiz ediyor. Ve şaşırdığı, yanıldığı da şimdiye kadar görülmedi.

İşte Eryürek ile gerçekleştirdiğimiz kısa, net ve çarpıcı sohbet…

 

 

**AKP’nin kuruluş aşamasıyla şu an bulunduğu çizgi arasındaki fark nedir?

Kalemini çok sevdiğim bir yazarın biraz esprili yaklaşımıyla cevaplayayım bu sorunuzu.

Şöyle diyor; hiç bir tayyare havada, hiç bir torik tavada, hiç bir rodeocu beygir sırtında ilânihaye kalmaz. Fazla havalanan her şey -er ya da geç- tepe üstü çakılır.

Ak Parti kurulduğunda Fakir-fukaranın, garip-gurabanın partisi olarak hayat buldu ve itilmiş, sürekli alt sınıf vatandaş olarak görülmüş geniş halk kitlelerinden müthiş destek gördü. Onların umudu oldu.

Umudunu Ak Parti’ de arayan kitleleri haklı çıkardılar.

Kısa sürede bu sınıfın önem verdiği konulara el atarak muazzam çalışmalar yaptı. Sağlıkta devrim niteliğindeki gelişmeler, ulaşımda kat edilen mesafeler, eğitim yılı başladığında okul sıralarında hazır halde bulunan ders kitapları vb. gibi konular yeni kurulmuş ve iktidara kısa sürede gelmiş bir parti için önemliydi.

Zaman ilerledikçe kuruluş aşamasındaki bu felsefe ve halktan gelen teveccüh güç sarhoşluğuna dönüştü ve kaçınılmaz sonun başlangıcına taşıdı Ak Parti’ yi.

İlk idareciler genelde de yerelde de çok önemli çalışmalar yaptılar.

Son zamanlarda kendilerinin anıldıkları yolsuzlukların üzerine hızla gittiler.

O günleri yaşayan birey olarak sözü fazla uzatmamak için ifade etmeyeceğim birçok hadiseye şahit olmuşluğum vardır.

Şimdilerde şahit olduğum ve tüm kamuoyunun da şahit olduğu olumsuz ne varsa kuruluş aşamasında ve akabindeki geçen 5 yıllık süreçte hep tersiyle değerlendirilmelidir.

Bize verilen eğitimlerde, parti içi çalışmalarda rıza-i bariden söz edilirken şimdilerde bu iddiadan vazgeçmek bir yana sadece kendine yontan keseri elinde tutanların farkıdır Ak Parti’nin kuruluş aşamasıyla şu an bulunduğu çizgi arasındaki fark.

Keseri tutan elde değişti, tutturanlar da.


**17-25 Aralık operasyonlarının ardından tabanda bir soru işaretleri oluştu mu?

Elbette. Bunu inkâr edecek kimse olamaz. Sesini kısan, dışarı sızmayacağına emin olduğu mekân ve kişilerle paylaşılan soru işaretleri bunlar.

Tabanda oluşan bu rahatsızlık sandığa yansımıyorsa bunun birçok sebebi var.

İşinden, aşından, olmak istemeyen, işim düşer düşüncesiyle hareket eden, iş bekleyen gibi daha onlarca sayabileceğimiz sebeplerle tepkisini dillendirmeyen ve soru işaretlerini sandığa yansıtmayan tabandakilerin beddualarına şahit olmuş bir insan olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; 17-25 Aralık Ak Parti’nin örtüsünün kalktığı günlerdir.

Ve dolayısıyla her ne kadar başka örtüyle örtmeye çalışsalar da örtünün altından görünen gerçekler milliyetçi, maneviyatçı, muhafazakâr kesim tarafından asla affedilmeyecektir.


 

**Tayyip Erdoğan’ın tüm bu operasyonlara rağmen yüzde 52 oy almasını neye bağlıyorsunuz?

 

Yukarıda ifade etmeye çalıştığım nedenlerden alınan bir oydur lakin o süreci lehine çevirebilecek eylem ve söylemleriyle almıştır bu oyu.

Bence asla yeterli bir oy değildir ve bu oyların büyük sahibi bence siyaset ve ülke gerçekleriyle ilgilenecek fazla vakti olmayan ev hanımlarıdır.

Eğer diğer siyasi partiler evlere girebilmeyi becerebilselerdi, meseleleri daha anlaşılabilir bir dil ile izah edebilselerdi bu sonuç asla alınamazdı.

Hatırlayınız; Sayın Başbakan ev hanımlarına kapılarını çalanlara ne söyleyeceklerini bile telkin etmişti miting meydanlarından.

Onun da korkusu ev hanımlarının aydınlanmasıydı ve buna fırsat vermedi.

Seversiniz sevmezsiniz ama işte liderlik budur. Bütün olumsuzluklara rağmen durumu lehinize çevirirseniz ve yüzde 52 oyu da alırsınız.

 

**Şemsettin Ceyhan’ın il başkanı olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Şemsettin arkadaşımdır. Teşkilatçıdır. Teşkilatları tanır ancak kendisi için sadece il başkanı olması yeterli değildir.

Kurduğu yönetim bazı istisnalar hariç tasvip edilecek ve kenti kucaklayacak yönetim değildir.

Büyük bir avantajı yeteri gibi kullanamadı.

Partinin bazı kamburlarını üzerinden atamadı ve bu yüzden başarılı olmasını yani geçmişin üzerine çok şeyler katabileceğini sanmıyorum.

Karşısında güçlü il başkanları olursa ve bu İl Başkanları Ak Parti’nin kodlarını çözmüş insanlar olursa Şemsettin kardeşi epey zorlarlar.

İl Başkanları cesaretli olmalı. Benim tanıdığım en cesur ve başarılı il başkanı Fikri Işık’tı.

Bakalım Şemsettin Ceyhan Fikri Işık kadar cesur ve başarılı olabilecek mi?

Eğer “Civelek’ in üzerine il başkanı oldum, ondan daha başarılı olayım derse” en büyük hatayı yapar çünkü Fikri Işık yolsuz ve usulsüz işlerle değil yolsuzluk ve usulsüzlük yapanlarla uğraşırdı.

Sanırım ifade edebilmişimdir.

 

**Mahmut Civelek sizce seçilebilecek sıraya konulur mu?

 

Ak Parti’ de hiçbir konuda net bir şey söylenemez.

Civelek gibi şaibeli bir şahsiyeti il başkanı yapmayan irade eğer onu seçilecek bir yere koyarsa inanın buna hiç mi hiç şaşırmam.

Kuruluş aşamasındaki irade olsaydı kapıdan içeri bile sokmazlardı ama şimdi aynı şeyleri söyleyemem.

Kendisinin iddiası vardı, 8 milletvekili çıkaracağız diye.

Ben Başbakanın yerinde olsam “ Madem 8 alırız diyordun. Al sana 8. sıra. Seçil de gel” derim.

Tabii bu arada soru “seçilebilecek sıraya konulur mu” diye gelince bu cevabı vermek zorunda kalıyor insan.

Siyasetin realitesi üzerinden konuşursak, onu il başkanı yapmayan ve “Bir ağız isteseydi, olurdu” diyen bölge koordinatörü olmuş bir dile güvenerek bunu cevaplarsak ben listeye gireceğini bile sanmıyorum.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237