banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

ENGELLİLER DERNEĞİ’NDE ÇİFTE STANDART
banner234

Karamürsel Engelliler Derneği Üyesi Demet Arık, karşılaştığı çifte standartı Gazete Barış ile paylaştı. Arık, dernekte bazı isimlerin kendisine cephe aldığını ve çifte standart uygulandığını iddia ediyor. İşte Demet Arık’ın gazetemize yazdığı mektup:

Bana göre "Engelli Derneği Başkanı" demek; karşımıza çıkan her engelde yanımızda olup, yüreğimize ses olmaktır... Ama bugün benim yaşadığım bunun tam tersi bir durumdu...

Ben yaklaşık 3-4 yıldır Karamürsel Engelliler Derneği'ne (KEYDER) üyeyim. Nadiren de olsa derneğin düzenlemiş olduğu etkinliklerde bulunuyordum. Sosyal anlamda daha etkin olmak için göstermiş olduğum çaba sayesinde, bizim yoğun isteğimiz üzerine 1 yıl önce Karamürsel Su Altı Sporları Derneği'n de (KARSAD) engellilere yönelik el becerileri kursu açıldı, haftada 2 gün düzenli olarak kursa katılmaya başladım. Aradan geçen zaman zarfında yapmış olduğumuz ürünleri tanıtmak ve sergilemek adına Karamürsel Sanat Sokağı'nda kursa katılım gösteren 10 arkadaş olarak bizlere stant verildi. Her hafta ikişer kişi dönüşümlü olarak görev alıyorduk. Hiç yürüyemeyen ve yeterli derecede ellerini kullanamayan biri olarak, bir şeyleri öğrenmek, araştırmak, yapmak kısacası üretmek beni son derece mutlu etmişti, ta ki gerçekleri görene kadar...

Zamanla üretip, kazandıkça diğer kursiyerler tarafından olumsuz tepkilere maruz kaldım. Yüz yüze gelinip, arkadaşlık uğruna bir şeyler paylaştığımızı sandığım kişilerin yaptığım ürünlerimi dolabın altına saklayacak kadar arkadaşlıklarını yitirdiğini gördüm ne yazık ki... Hak etmediğim yaklaşımlar, iftiralar, tehditler... Bu saydıklarımın arasında arkadaşlığın ve dostluğun yeri olamazdı zaten...

Görev anında herkes grupça dururken, benim tek başına görevime devam etmem söylendi, kimseyle bir alıp veremediğim yokken neden ben'dim acaba? soru işaretleri, soru işaretleri... Aslında cevabı açıktı,  benim emeklerimi hiçe sayarak ürünlerimi dolaba kaldıran ve bu duruma göz yumanlar... Çünkü ürünlerim çok beğeniliyordu ve satılıyordu, meyve veren ağaç taşlanır misali... Daha sonra  dernek başkanının bana yaptığı açıklamalar ve kendisinin desteği üzerine ben gruptan ayrılma kararı aldım ve şuan şahsıma ait verilen standımda çalışmaktayım.

Mayıs ayında engelliler haftası için düzenlenen etkinlikte İstanbul gezisine katıldım, keyifle başlayan yolculuğumdan ulaşım zorluğu yüzünden hüsranla evime döndüm. Asansörlü engelli aracıydı ve beklenmeyen bir durumla karşı karşıyaydık o an, tekerlekli sandalyesi ile bir hanımefendi araçtan inmek üzereyken hidrolik yağ borusu koptu ve kadın tekerlekli sandalyesiyle birlikte yere çakıldı. Onu öyle görmek benim ve bütün engelli ve refakatçilerin psikolojisini bozmaya yetmişti. Beni 4-5 kişi arabamla tutarak indirmeye çalışırlarken istemsiz bir şekilde sağ ayağım burkuldu. O an  canımın çok yanmasıyla "bir daha böyle arabalarla asla yola çıkmam" diye feryat ettim, haklı olarak... Ve bu duruma maruz kalan bir başka kişide gözyaşları içinde "inmek istiyorum, bundan sonra hiçbir etkinliğe de asla katılmayacağım" diye bağırdı... Bugün yine her hafta olduğu gibi kursa gittim ama içeride kimse yoktu, hava güzel diye kursa açık havada devam edeceğimizi düşündüm ama orada da kimse yoktu. Hocamı aradığımda gerçeği öğrendim. Karamürsel Engelliler derneği başkanı Gonca ŞİMŞEK hanım, Gölcük Kadırga Tesisleri’nde piknik düzenlemiş ve diğer bütün kursiyerlere haber verilirken ben es geçiliyorum... Dernek başkanına ulaştım ve benim bu plandan neden haberimin olmadığını sorduğumda, beklemediğim bir cevap beni şok etti. "sana bilerek haber vermedim  çünkü sen bir daha bizimle yola çıkmayacağını söylemiştin... Ve kimsenin haber vermesini istemedim" dedi. Duyduklarıma inanamadım, bunu ifade eden bir tek ben miydim? Daha önce başka bir piknik etkinliğinde aramızda bir kişi yok, bu piknik yapılamaz diye iptal edilmişti, bugün de ben orada değildim, neden iptal edilmedi? Ben bu derneğin üyesi isem, diğerleri gibi kursiyer isem, bütün bunlardan haberdar olmak en doğal hakkım değil mi? Ve dernek başkanı, böyle bir ayrımcılığı yapma hakkına sahip mi? Herkesi durumdan haberdar ederken, bana iletilmemesi şahsıma yapılan bir hakarettir! Allah yarına bırakır ama kimsenin yanına bırakmaz... Hiç kimsenin sağlıklı bir şekilde yoluna devam edeceğine dair bir garantisi yok. Bana engelimi hissettiren böyle zihniyetleri, esefle kınıyorum. Dernek başkanı demek; her koşulda eşit hareket etmektir...

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237