banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

BURAK ERDOĞAN NEREDEYDİ?
banner234

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 4 çocuk babası bildiğiniz üzere.

Sümeyye var.

Esma var.

Bilal var ki artık dillere destan.

Bir de Burak var. Ahmet Burak.

***

Ve fakat bu Ahmet Burak, her nedense hiçbir zaman ortalıkta görünmüyor.

Ve AKP’lileri en çok kızdıran soru da “Burak nerede” sorusu.

***

Medyayla da fazla içli dışlı olmayan Burak Erdoğan, 30 Mart seçimlerinden önce bir ses kaydıyla gündeme gelmişti hatırlarsanız.

Evli olmasına rağmen İsviçreli sevgilisiyle telefonda yaptığı “aşk dolu” konuşması internete düşen Burak Erdoğan’ın babasıyla arasının açık olduğu bir gerçek.

Ama neden açık, aralarında ne geçti bunu kimse bilmiyor.

***

Dün Meclis kürsüsüne çıkarak yemin eden Recep Tayyip Erdoğan’ın ailesi de TBMM’de yerini aldı.

Tabi her zaman olduğu gibi bir eksikle.

Burak Erdoğan yine yoktu.

Neredeydi, ne gibi önemli bir işi vardı da babasını bu belki de hayatının en önemli anında yalnız bıraktı bilinmez ama, bu işte bir tuhaflık olduğu açıktı.

***

Aynı konuyla ilgili MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan da dün facebook sayfasında “Burak Erdoğan nerede” diye sordu.

Türkkan daha sonra Burak Erdoğan’ın babasına olan borcu nedeniyle görüşmediklerini ifade ederek, daha sonra da “AKP trollerinden gelen cevaplarda ise ahlaksız ifadeler mevcut. Ama bir gerçek var ki; Burak'ın sorulmasını istemiyorlar” şeklinde bir paylaşımda bulundu.

Yani AKP’liler, gerçekten de “Burak Erdoğan nerede” sorusunun sorulmasını hiç istemiyor.

***

Burak Erdoğan’ın aileden bu kadar uzak oluşu sorgulanırken, Recep Tayyip Erdoğan’ın mal beyanı bildiriminde ilginç bir gerçekte ortaya çıktı.

Hatırlanacağı üzere, Erdoğan yıllardır mal bildiriminde bulunurken hep 500 bin TL alacaklı görünüyordu.

Meğer oğlu Burak Erdoğan’ın kendisine 500 bin TL borcu varmış.

Tabi ilginç bir durum bu. Belki de baba-oğulun arası bu 500 bin TL nedeniyle açıktır. Bilinmez.

***

Geçtiğimiz haftalarda, deneyimli yazarımız Ergün Poyraz, Burak Erdoğan ile ilgili bir yazı kaleme almıştı ve bu yazı en çok okunan yazılardan biri olmuştu.

Şimdi o yazıyı sizlerle bir kez daha paylaşıyoruz. İşte Burak Erdoğan ile ilgili o yazı:

 

BURAK ERDOĞAN’I NEDEN DIŞLADILAR

Ülkemizde iki kavga hem çok meşhurdu, hem de çaresi yoktu.

Bir; Kedi-fare dalaşı… İki; Gelin-kaynana kavgası…

O nedenle; Hep birilerine gıpta edilir. Kime mi? Kime olacak? Adem ile Havva’ya… Niye edilmesin ki? Her ikisinin de kaynanası yoktu!

Başka; Kayınpederleri de yoktu. Bundan büyük devlet mi olur. Olmaz!..

Emine de ne kaynanasını ne de kayınpederini hiçbir zaman sevmedi.

Allah için kaynana Tenzile de onu pek sevmedi, kayınpeder Ahmet de…

Bu karşılıklı nefret öyle büyüktü ki; 22 Kasım 2007 tarihinde 80 yaşındaki

Tenzile Hanım’ı, kuyruk sokumunda yer alan kemiklerindeki kırıklarından dolayı yattığı İstanbul Medipol Hastanesi’nde sadece oğlu Tayyip ziyaret ediyordu.

Tayyip’in teyzesi Fezile de bu rahatsızlıktan vefat etmişti.

Hastanede 3,5 saat kalan Tayyip’in yanında, kardeşi Mustafa’dan

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a kadar herkes vardı.

Ancak; Bir kişi yoktu! Emine Erdoğan!

***

Tayyip, Emine’nin annesini hastane ziyaretine gitmeyişini unutmuş olmalı ki,

16 Eylül 2010 tarihinde gazetecilere “hanımsız dolaşmam” diyerek,

Emine’yi çanta gibi niye yanında taşıdığının izahını yapıyordu.

Oysa, Bu tarihten tam bir ay sonra Cumhurbaşkanlığı Köşk’ünde düzenlenecek

29 Ekim resepsiyonuna önce eşiyle gideceğini açıklıyor,

Emine’den azarı işitince bu defa ufak bir manevra yaparak

“belki eşimle belki kızımla giderim” diyordu. Nihayet; 29 Ekim günü yanına;

Ne Emine’yi alabiliyor, ne de kızını… Ve Ne de Nimet’i!.. Ya ne yapıyor?

Ne yapacak? Kendi deyimi ile “Sap” gibi tek başına Gül’ün resepsiyonuna gidiyordu. Tayyip’in Emine’nin korkusuyla tek başına gittiği yerler sadece bunlarla sınırlı mıydı? Olur mu? Tayyip’in Emine’yi götüremediği yerler öyle çoktu ki, işte onlardan biri daha!

***

28 Ağustos 2011 tarihinde bayram dolayısıyla Tayyip babasının

mezarını ziyaret etmek istiyor, yanında Emine’yi de götürmeyi arzuluyordu.

Daha Tayyip ile evlenmeden önce başlayan kin ve nefret, aradan geçen

bunca yıla rağmen hala kendini gösteriyor, Tayyip’in bütün ısrar ve yalvarmalarına rağmen Emine kayınpederinin mezarını ziyarete gitmiyordu.

Ancak; Kayınpederi Ahmet’in kabrine varmayan Emine aynı akşam azınlıklarla düzenlenen iftar maskeli ziyafette Rum Patriği Bartholomeos,

Ermeni Patrik Vekili Ateşyan, Yahudi Hahambaşı Haleva ile aynı masaya çöküyordu.

***

Öyle ya; O gece; Türk Milleti’nin mallarının büyük bir kısmını

babalarından kendilerine miras kalmış gibi

azınlıklara peşkeş çekmelerini kutluyorlardı.

Ne karşılığı kamu malları Rum, Ermeni ve Yahudilere peşkeş çekilmişti?

Ne olacak? Önce kanlarının gereği… Sonra?

O akşam onlardan Sevan Bıçakçı tarafından tasarlanan ve üzerinde

Mevlana ile semazen figürü bulunan kol düğmelerini Tayyip’e,

Mardin Süryanilerinin tel kariden yaptıkları çok özel şekerliği

Emine’ye sunmaları karşılığı… Atlas Tarih Dergisi’nin Ekim-Kasım sayısında,

Fener Rum Patriği Bartholomeos’un, Rumların “Bizim Çocuk” dedikleri Tayyip ile ilgili

şu sözleri büyük puntolarla yer alıyordu:

“Erdoğan’ı bize Tanrı gönderdi.” “İyi hoş da kardeş, Tayyip’i size tanrı,

peki ya bize kim gönderdi” derken yukarıdan bir ses duyulur,

“oraya da ben göndermedim.” Peki, kim gönderdi? Kim olacak? CIA!..

***

Neyse; Tayyip’in annesi Tenzile, 4 Ekim 2011 tarihinde

Medipol Hastanelerinde ameliyat ediliyordu.

Tayyip ve cümle alem birkaç kez anneyi ziyaret ederken,

Emine yine Tenzile Hanım’ın yanına varmıyordu. Ancak, yoğun bakımdaki

kaynanası ile ilgilenmeyen Emine; aynı akşam, hiç görevi değilken

Afrika gezisine çıkıyordu. Onlar Afrika’da gününü gün ederken, Tayyip’in annesi

hastane odasında can çekişiyor ve nihayetinde hayatını kaybediyordu.

Hasta kadını ziyaret etmeyen Emine, ne gariptir ki, bu defa cenazesini almaya

koşa koşa gidiyordu. Ölümün ardından okutulan mevlide ise katılmıyordu.

Yine bu gidişatta en ilginç olan görüntü ise;

Evin büyük oğlu olduğu nüfus kayıtlarına geçen Ahmet Burak,

ne babaannesini hastanede ziyaret ediyor, ne de cenazesine katılıyordu.

Keza eşi de… Tayyip’in annesinin ölümünün üzerinden 40 gün geçiyor ve mevlit okutuluyordu. Mevlitte herkes vardı. Ancak Emine ve yakın çevresi yoktu.

Başta her zaman olduğu gibi; Burak!..

Burak, babaannesinin mevlidine de gelmemişti,

tıpkı kardeşlerinin düğünlerine katılmadığı gibi… Burak’ı neden dışladılar?

Ya da Burak onlardan neden ayrı?

Ahmet Burak Erdoğan, Tayyip ve Emine’nin nüfusa sekiz ay geç yazdırdıkları

ilk çocukları. Ahmet Burak, 23 Şubat 2001 tarihinde Kadıköy Evlendirme Dairesi’nde yapılan bir nikâhla Sema Ketenci ile evlendi.

Tayyip; herkesten üç çocuk istedi. Hatta 80’lik yaşlılardan bile.

Ancak bir tek kendi oğlundan murad göremedi.

Evliliğinin üzerinden 12 yıldan fazla süre geçen Burak’ın daha siftahı yok.

Üç çocuk meselesini Nimet bile üzerine alındı da,

askerlikten çürük Burak ipleyemedi(!). Yine de insan merak ediyor,

Burak aileden neden ayrı? Sahi neden?

Daha ilginci; bir baba çocuğunun, hiçbir zaman çocuğu olmayacağını bile bile

her yerde hiç üç çocuk diye tutturur mu?

Bir ilginç durum daha;

Tayyip, nüfusa göre dört çocuk babasıyken, neden üç ister?…

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237