banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Batsaydık eğer kimse bizi konuşmazdı
banner234

Sevgili Gazete Barış okuyucuları; Yükselen Değerlerin bu haftaki konuğu, yaptıkları işlerle kentte sürekli gündemde olan, büyük projelere imza atan HALDIZ İNŞAAT VE OTOMOTİV’in genç nesil temsilcilerinden biri olan FATİH HALDIZ…

Fatih Haldız, ailenin ilk erkek çocuğu. Genellikle inşaat işleriyle muhatap oluyor. Fatih Haldız’ı bulmuşken, kamuoyunda konuşulan, çok tartışılan konulara da değinmeden edemedik. Sayfamız yettiğince cevapları size aktardık. Güler yüzü, esprili konuşması, lezzetli sohbetiyle bitmek bilmeyen röportajımız, Fatih Beyin HONDA’daki ofisinde gerçekleşti. Fatih Haldız ile konuşurken isteseniz de resmi olamıyorsunuz. Kendisiyle on yıldır tanışıyormuşsunuz gibi bir hava yaratıyor. O sıcaklık çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz sohbetten çok şey öğrenmiş oldum. Fatih bey çok güzel ve cana yakın bir eşe sahip. Daha önceden tanışma fırsatı bulduğum Gülşah Haldız, şimdi ikinci kez anne olmaya hazırlanıyor. İş adamı Macit Haldız’ın dört çocuğundan en büyüğü olan Fatih Beye, samimiyeti, doğallığı, içtenliği için çok teşekkür ediyor, sizi röportajımızla baş başa bırakıyorum.

Fatih Bey, çok genç bir iş adamı görüyorum karşımda. Kaç doğumlusunuz?

Kimliğimde 1979 yazıyor ama aslında 1980 doğumluyum. Askerlik yaklaştığı sıralar kimliğimi kaybettim. Acaba babam bana bir komplo mu kuruyor dedim. Bir yerde bir şey imzalatıp, yaşımı mı büyüttü askere gideyim diye düşündüm. Gittim tekrar çıkarttım, baktım 1979 yazıyor. Kütüğe sordurdum, siz kütükte 79 görünüyorsunuz dediler.

Çok ilginçmiş gerçekten?

Evet, ben de inanamadım. Yahu benim babam zaten 79 senesinde evlenmiş, benim 80’li olmam lazım dedim. Bir daha da düzeltmek için üstüne düşmedim. Şimdi kimlikte 1 nisan 1979 görünüyor, şaka gibi.

Aslen Trabzonlu olduğunuzu biliyorum. Kocaeli’ye ilk ne zaman geldiniz?

Biz ilk olarak Karasu’ya gelmişiz, yıl 1969. İş imkanları olmadığından dolayı göç etmişler. 79 senesinde babam evlenmiş, 83 yılında Turgut Özal “Ege’de, Akdeniz’de turizm patlayacak, beş yıldızlı oteller, alışveriş merkezleri olacak diye söyleyince; babam 79 senesinde Antalya’ya taşınmış. Bu arada bizim ailemiz çok yıllar öncesinden beri inşaat işiyle uğraşıyormuş. Ağabeyler, babalar, dedeler, dedelerin babaları hepsi inşaatçıymış. Ben ilkokula Antalya’da başladım. Oradaki işler bitince 86 senesinde Kocaeli’ye taşındık.

Kaç kardeşsiniz Fatih Bey?

Dört kardeşiz ve hepimiz ayrı yerlerde doğduk. Ben ve kardeşim Veli, Sakarya’da doğduk. Antalya’ya taşındık kardeşim Recep doğdu, Gölcük’e geldik kız kardeşim doğdu.

 

KAFAMIN BİR YANINDA İNŞAAT VARDI

Buraya geldiğinizde yine Haldız inşaat var mıydı?

Evet ama babam o zamanlar yani 86 senesinde büyük inşaat şirketlerine taşeronluk yapıyordu. Burada yaptığı inşaatlar da vardı. O zaman Kocaeli sanayi sitesi ve belediye iş hanı yapılıyordu, biraz da bunun için Kocaeli’ye geldi.

O zamanlar Anavatan partisi iktidar mıydı, hatırlayamadım bir an?

Değildi çünkü ANAP 84’te iktidar oldu, bu bahsettiğim inşaatlar ise 80 yılında başladı. Yani evimiz Antalya’daydı ama babam buradaki işleri de sürdürüyordu bir yandan. Mesela STFA’nın viyadüklerinde de taşeronluk yapıyordu. Kaldı ki babamın anne babası Sakarya’daydı o zaman.

Yani diyorsunuz ki, Haldız İnşaatın yükselişi AKP iktidarıyla ilişkili değil?

AKP daha yeni kuruldu, ben kaç senesinden bahsediyorum. Keşke elimde olsa da resimleri göstersem. 95 yılında Alfa Romeo’nun en iyi sattığı zamanlar bölge bayisiydik biz. 98’de Mazda’yı aldık.

O zaman Fatih Haldız’a dönelim biraz. Eğitim hayatınızdan devam edelim?

Bende bir şey yok. İlkokul, ortaokul, lise… zor bitirdim hepsini. Üniversiteye gidemedim.

Neden zor bitirdiniz peki?

Çünkü kafanın bir yanında hep babamın yanında çalışmak vardı. Bir an önce hayata başlamak istedim. Üniversiteye gidecek gereksinim de yoktu, öyle bir başarı olmadığı için. İlk sınavı kazanamadım, bir daha da girmedim. Zaten o sene deprem oldu, Mazda’nın olduğu yer hasar gördü. Bir yandan inşaatlar durdu. O arada bir an evvel askere gideyim geleyim diye düşündüm.

Kafanız hep bu işteydi yani?

Evet, okula giderken şantiyelerdeydim. Yazın sürekli babamla inşaata, satış ofislerine giderdim. Mesela ilk olarak 95 senesinde Şile’de bir baraj inşaatında puantörlük yaparak başladım.

Demek ki, babanızın da ısrarla okumanız konusunda bir telkini olmamış size?

Oldu ama o ilkokul birinci sınıftan başlar. Mesela çocuğa sen doktor olacaksın diyeceksin, ortaokula geldiğinde yine aynı şeyi söyleyeceksin. Aslında okumuş okumamış çok önemli değil. Bizim sülalede horoz gibi adam olacaksın. Belinde silah olacak, korkusuz olacaksın, gözün kara olacak. O zaman senden kralı yoktur. Böyle bir adamsan, sen en iyi derecedesindir bizim sülalede.

İKİ BİN BEŞ YÜZ ÇALIŞANIMIZ VAR

Diplomaya bakmıyorlar, öyle mi?

Diploma yok. Sen doktor olmuşsun, mühendis olmuşsun çok önemli değil. Sen baskın karakter, tuttuğunu koparan bir adamsan başka şeye gerek yok. Tabi bunun yanında dürüstlük olacak. Öyle adam dolandıran, kolpacılık yapan olmayacaksın, sağlam olacaksın.

Siz kendinizi bu düsturla mı yetiştirdiğinizi söylüyorsunuz?

Evet ben bu tarz yetiştim ama kardeşlerim hepsi okudu, meslek sahibi oldu.

Peki Fatih Bey, inşaat işinde kendinizi yeterli görüyor musunuz?

İnşaatın teknik işinden çok anlamam. Asıl bilinmesi gereken şey, şirket nasıl olunur, ona bakmak lazım. Nasıl marka olurum, nasıl piyasa adamı olurum? Biz bunlara kafa yorduk. Teknik adam zaten var, hem de 500 tane.

Haldızlarda kaç çalışan var?

Şu an 2 bin 500 kişi var. Bunun iki bini inşaatta diyebiliriz. Geri kalanı otomotiv, sigorta, medya ve enerjidedir.

Devletle çok sayıda iş yaptığınız iddia ediliyor, bu doğru mu?

Bugüne kadar 60’a yakın proje bitirdik. Bunlardan iki, üç tanesi devlet işidir. Sürekli devlet ihalelerine giriyor muyuz? Evet giriyoruz. En son Körfez kent 4. Etap için ihaleye girdik. 155 milyon teklif verdiğimiz halde, 158 milyon verene kaldı. O da sınır değerinin altında kaldığımız için. Ak partili olduğu için iş alıyor sözü doğru olsaydı bu işi alırdık. Veya merkezde 200 yataklı devlet hastanesini alırdık. Orada bir, iki milyon yukarıda kaldık. Kent konuta en az 10 tane teklif vermemize rağmen, üç tanesini alabildik. Kent konutta tek başına 5 bin konut yapan firma var. Biz sadece 700 konut yaptık bugüne kadar.

FELEĞİN ÇEMBERİNDEN GEÇMİŞİZ

 

En son aklımda kalan, Derince Çınarlıkent ihalesi oldu. Siz aldınız onu değil mi?

Biz aldık evet, kimse girmediği için…

Neden kimse girmedi sizce?

Güç meselesi. Her firma tutup bin 400 konuta giremez Kocaeli’de.

Yani bin 400 konutu yapacak kapasitede bir inşaat firması yok mu Kocaeli’de?

Belki vardır ama niye girmediklerini bilmiyorum. Sonuçta ihale herkese açıktı.

Peki, bu kamuoyunda neden farklı algılanıyor yazılıp çiziliyor dersiniz?

Aysun hanım, biz kendimizi feleğin çemberinden geçmiş insanlar olarak görüyoruz. Şu an Türkiye’de güzel günler yaşıyoruz. En azından ihalelere girebiliyoruz. Tehdit almıyoruz. Öncedendi bu işler, sen gireceksin, sen girmeyeceksin.

Şu ana kadar yapılanlar arasında, bizim vizyon projelerimiz dediğiniz nereleri var?

Dedeman otelleri var, Yıldız konutları var, alışveriş merkezi var. Bizim için hepsi ayrı bir vizyon.

Söz açıldığı için sormak istiyorum. Yıldız konutlarını başka bir firma almıştı ama sonra o firma bir gecede kovuldu ve iş Haldızlara verildi denildi. Bunun aslı neydi? Neden işi alan firma size verdi?

Bir gecede diye bir şey yok ya. Bir gecede adam karısını kovamaz. Beş yılda zor boşanıyorsun. Oradaki ihale başka firmaya kaldı. Ama o firma idareye gelip dese, “ben rahatsızım, hastalandım” diye. Adam aldığı rakamdan istediği firmaya devredebilir. Bu da öyle oldu. Her firmanın üç yılda bir aldığı işi devretme hakkı vardır. Firma sahibinin mahkemede bu şekilde açıklaması mevcut zaten. Kaldı ki o adamla biz hala görüşüyoruz.

 

BAŞARILI OLDUĞUMUZ İÇİN KONUŞULUYORUZ

Belki de bunu iyi anlatmadığınız için çok konuşuldu?

Bir kere Kocaeli’de şunların konuşulması lazım. Biz Nuh Çimentoya iki, üç tane fabrika yaptık. Biz zamanında Demirören’e en büyük alışveriş merkezini yaptık. Yine Nuh Çimentoya iki tane beş yıldızlı otel ve alışveriş merkezi yaptık. Okullar, özel hastaneler yaptık. Ankara ve İstanbul’da konutlar yaptık. 2001 yılında 2 milyona daireler sattık. Yani biz Kocaeli’de siyasetin içinde olduğumuz halde, devlete en az iş yapan firmayız. Siyasetin içinde olup, devlete çok sayıda iş yapan adamlar var. Bizim konuşulmamızdaki asıl sebep, başarılı olduğumuzdan kaynaklıdır. Zaten batsaydık kimse konuşmazdı. 

Fatih Bey, medya sektörüne girdiniz ve bu da çok konuşulan konulardan biriydi…

Evet biz on sene evvelinden beri medya işine girmeye karar vermiştik. Şirketler büyüdükçe farklı sektörlere girmeli. Bugün inşaat iyi ama yarın kötü olabilir. Biz inşaattan sonra otomobile, sigortaya ve enerji işine girdik. Ve en son medyaya girdik. Bir ara turizme girdik ve çıktık. Şu anda küçük kardeşim iletişim fakültesini bitirdiği için medya işinin başında o var. Ama devamı gelecek, aklımızda TV ve Radyo olayı var.

Bundan sonrası için hangi sektörde daha çok büyümeyi hedefliyorsunuz?

Büyüme hedeflerimiz arasında enerji işi var. Trabzon’da enerji santralimiz var, mart ayında açmayı düşünüyoruz. Devamında yeni projeler düşünüyoruz.

 

BABAM BİZDEN FAZLA ÇALIŞIYOR

Fatih Bey, biraz özel hayatınıza değinelim. Ne zaman evlendiniz, nasıl tanıştınız, biraz bahseder misiniz?

2008 yılının Temmuz ayında evlendik. Eşim Gülşah hanım daha önce bir mağazada çalışıyordu, orada görmüştüm. Çok az bir merhabamız vardı. Ortak bir arkadaşımız aracılığıyla tanıştık. Bir yıl sonra da evlendik.

Çocuğunuz var mı peki?

Bir tane oğlumuz var, 5 yaşında bir de yeni doğacak olan var.

Nerede oturuyorsunuz?

Şu an Değirmendere’de oturuyoruz ama Bahçecik’e taşınmayı düşünüyoruz. Kendi aldığımız bir arsa var, oraya dört kardeş ev yapmayı düşünüyoruz.

Fatih Bey aynı zamanda Kocaeli Müteahhitler Birliği üyesisiniz değil mi?

Evet orada kurucu üyeyim. Türkiye’nin de en büyük inşaat firmalarının bulunduğu Türkiye Müteahhitler Birliği’nin Kocaeli’deki tek üyesiyiz. Aynı zamanda Türkiye Kalite Derneğine üyeyiz. İstanbul inşaatçılar derneği, Gayrimenkul geliştirme ortaklık derneği üyesiyiz. KOTO ve KSO’ya üyeyiz.

Babanız Macit Haldız ile iletişimiz nasıldır?

Gayet iyidir, son üç beş yıldır bize güveni tamamen oluştu diyebiliriz. Bazen birkaç yıl sonra işleri size bırakacağım dediği oluyor. Ama biz ona 70’ine kadar bırakmazsın diyoruz. Daha genç çünkü. Bizden daha fazla çalışıyor. Bütün şantiyelere gider gelir. Müthiş bir iş çevresi vardır. Türkiye’deki büyük holdinglerin sahipleriyle direk ilişkidedir.

Kardeşiniz Veli Bey, tekrar AKP il yönetimine girdi. Sizi siyasette görecek miyiz?

Ben siyaseti düşünmüyorum. Yani ben ileriki yıllarda bir siyasetçi değil de, başarılı bir iş adamı olarak anılmak istiyorum. Azmim daha çok inşaat şirketi olarak belirli bir noktaya gelmekten yana.

 

YEREL BASIN KANGREN OLMUŞ

Hayalimde olmak istediğim yer, Macit Haldız’ın olduğu yerdir diyebilir misiniz?

Yani babamın da üstünde bir yer diyeyim. Babam, önümüzde çıtayı çok yukarı taşımış bir model olarak duruyor. Ama bu başarıya kurduğu ekiple ulaştı. Bu hedefi 90’lı yılların başında koydu ve başardı.

Peki, Fatih Haldız nasıl stres atar, neler yapar?

Çok iyi bilardo oynarım. Lisanslı bilardocu olduğumdan dolayı Türkiye genelinde turnuvalara katılırım. Tavla oynamayı severim. Hafta sonları eşimle çocuğumla dere tepe gezmeyi severim. Zaman zaman yurt dışına gideriz.

Artık siz de medya sektöründe olduğunuza göre iyi bir değerlendirme yaparsınız diye düşünüyorum. Kocaeli’de medya nasıl?

Yerel basını birbiriyle kangren oluş görüyorum. Habercilik bakımından eksik görüyorum. Kocaeli’de daha bir oturmuş basın olması lazım. TV kanalı, radyosu Türkiye genelinde daha çok tanınmış olması gerekirdi. Kocaeli büyükşehir ama medya sektörü büyük değil.

Gazete Barış desem…?

Sizi genç ve aktif, üretken projeler yapabilecek bir ekip gibi görüyorum. İnşallah çok başarılı olursunuz.

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237