Çocukların hayata dair bilgileri, en doğru kanallardan öğrenmeleri oldukça önemli. Aksi durumda bilinçaltına atılan yanlış bilgilerin acısını hem kendileri, hem de toplum çekiyor. Kültürel olarak, cinsellik gibi konuşulması sıkıntılı görülen konuların çocuklar için uygun şekilde aktarılması bu anlamda beni mutlu ediyor. Elimdeki kitap bir bebeğin nasıl dünyaya geldiğini onların göz hizasından anlatıyor. Böylece Teo adlı kahramanımızın kafasındaki karmaşa da son buluyor. Bilgi Yayınevi Çocuk Kitaplığı’ndan çıkan “Ben Nereden Geldim?” kitabı aslında bir seriye ait. Yağmur Artukmaç ile Psikolog İpek Gökozan tarafından yazılan kitaplarda Nurbanu Asena da resimleriyle yer alıyor.
Çocuklar sosyalleşme adı verilen süreçte arkadaşları ve diğer uyaranlardan edindikleri bilgilerle eve geliyor. Bu aşamada bazen ebeveyn olarak siz de aniden şaşırabiliyorsunuz size aktarılan bilgilerde. Özellikle çocukların kendi aralarında konuştukları şeyler hem komik, hem de yanlış olabiliyor. Bizde de aynen kitaptaki Teo ve arkadaşları gibi bir bebeğin dünyaya gelişi ile ilgili gerçek olmayan bilgiler geldi eve. Küçük cadı arkadaşlarından duyduklarını söylemeye başlayınca kitabı okuma zamanı geldiğine karar verdik. Son derece yalın bir anlatım ile önce cinsler arasındaki fiziksel farklılıklar, sonra da bir bebeğin nasıl oluştuğuna dair bilgiler yer alıyor kitapta. Teo’nun kafa karmaşasını yok etmek isteyen annesi ona yararlandığı bir kaynaktan bilgiler veriyor ve arada da Teo’nun aklına takılan soruları yanıtlıyor. Bizde de benzer şeyler oldu. Tam Teo’nun anne karnındaki bebek için “Peki, ben senin karnında sıkılmadım mı?” sorusu aynı şekliyle bizde de soruldu. Bu anlamda hem okur olarak, hem de ebeveyn olarak tamamen çocukların göz hizasından baktığını söyleyebilirim kitabın. Bu serinin diğer iki kitabı üzerine daha önce yazmıştım. Yinelemek durumundayım ki Madalyon Psikiyatri Merkezi’nce onaylanmış olması çocuk edebiyatında bu serinin nerede durduğunu sordurtuyor bana. Bununla birlikte çocuklar için bu seriyi hep destek ve yararlı olarak gördüm. Aynı konuyu Can Göknil de “Beni Annem Yavruladı” kitabıyla ele almıştı. 26 Kasım 2017 tarihinde yine bu köşeden o kitaba dair düşüncelerimi de paylaşmıştım. Elimdeki kitap ise, bu konuyu ele aldığını gördüğüm ikinci kitap oldu.
Şunu belirtmek gerekiyor ki; anne ve baba olmanın okulu yok. Siz ne kadar neyi araştırıp düşünseniz de elinizdeki çocuk size farklı verilerle gelebiliyor ve o anda ne yapacağınız konusunda tereddüt yaşamanıza sebep olabiliyor. Değişen ve dönüşen her şey; evinizdeki küçük kadın ve adamlarca emilip size aktarılıyor. İşte bu nedenle farklı verilerle size gelen çocuğa nasıl yaklaşacağınızı bilseniz bile hangi cümlelerle hareket edeceğinizi bilemeyebilirsiniz. Bu anlamda elimdeki seri size yardımcı olacak diye düşünüyorum. Seride; Teo’nun Kaka Kitabı, Tırnak Yeme Kitabı, Gece Korkusu Kitabı, Dalga Geçme Kitabı, Can Sıkıntısı Kitabı, Tablet Kitabı, Zorbalık Kitabı ve Kral Teo kitabı da var. Sanki güncel gelişmelere paralel çocukla ilgili olan herkese yardımcı olmak gibi bir niyet edinmiş yayınevi. Bence iyi de bir şey yapıyor. Kitaba veya seriye bakarken bu ön bilgi ile yola çıkmak sanırım yararlı olacaktır. Yoksa zaten okumaya geçen çocukların o döneme kadar kendisine okunan kitaplar eşliğinde (okul öncesi okumalarını büyük bir çoğunlukla tamamlamış oldukları üzerinden söylüyorum) yavaş yavaş kendi tercihlerini yapacak durumda olacaklar. Bir de unutulmaması gereken bir nokta ise çocuğun farklı yaşlarda farklı beklentilerinin olması. Örneğin bizdeki küçük cadı 5-6 yaş civarında sorgulamaya başladı bir bebeğin nasıl dünyaya geldiğini. Aslında iyice kulak kabarttığınızda çocuğunuz/öğrenciniz/yeğeniniz vb. size merak ettiklerini söylüyor. Galiba bizlere düşen de hem onların gelişimsel süreçlerini izlemek, hem de onlar için iyi bir dinleyici olmak. Aksi durumda etraflarında kendilerine sunulan, diğer ve çoğunlukla yanlış bilgilerle yol alıyorlar ve sonucu size de olumsuz dönebiliyor. Bu anlamda doğru bilgiyi, onların anlayacağı şekilde sunmak ve bunu yaparken de bu tarz yayınlardan faydalanmak sanırım büyük olarak bizleri de rahatlatacaktır. Unutmadan hayat uzun ve sürprizlerle dolu, elinizdeki genel alıcı olan ve tüm uyaranlara açık olan küçük bir çocuk ile sizin gündeminizde olmayan nice konu evinize ve sohbetinize dahil olabiliyor. Bu vesile ile sizler de hayatı ikinci kez ve en güzel yerinden tecrübe etme şansına kavuşabiliyorsunuz. Zorluklarını bilerek ama bu keyifli yanını da unutmadan çocukları sağlıkla, huzurla, güvenle, bilimin ışığında ve elbette evrensel ölçütlerde büyütmek/büyütebilmek dileğiyle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sefa 2018-08-21 21:44:11

Eski güzel anıları aklıma geliyor şuanki kötü psikolojiyle karsılaştırıyorum korkuyorum hersey tuhaf geliyor hayattan zevk alamıyom algılayamıyom çoğu şeyi