banner261
banner203
banner142
banner259
İzmit’te bugüne kadar görev yapmış belediye başkanları içinde birinin sadece 6 ekmek için tutuklandığını biliyor musunuz?

2. Dünya Savaşı’nın en yoğun yaşandığı günlerde Türkiye, savaştan uzak kalırken çok ciddi ekonomik sıkıntılar içine girmeye başladı. O dönem hayatımıza “Ekmekle karne” uygulaması girdi. Sadece ekmek değil, çıkarılan koruma kanunu ile pek çok gıda ürünü ile ilgili önemli düzenlemeler yapıldı. Dönemin hükümeti ise bu konuda çok hassastı. En küçük bir usulsüzlüğü bile kim olursa olsun affetmiyordu.

Kocaeli ise savaşın olumsuz etkisini, ülke geneline göre bir nebze daha az hissediliyordu. Kocaeli, sanayi kuruluşları yanında temel tüketim maddelerini sağlayacak potansiyele sahip olması nedeniyle şanslı iller arasındaydı.

İzmit’in nüfusu, savaşın hemen öncesinde, Baç, Yenidoğan, Orhan mahalleleriyle İzmit Körfezi kıyısının çevrelediği küçük bir alanda yoğunlaşmıştı. Aynı zamanda iş merkezi de olan Demiryolu ve Hürriyet caddeleri üzerinde az katlı ahşap evler vardı. Bu evler de Ulugazi İlkokulu’ndan ileri gitmiyordu. 

O dönem İzmit’in Belediye Başkanlığı’nı ise Kemal Öz yapıyordu. 1931 ile 1950 yılları arasında belediye başkanlığı görevini yürüten Kemal Öz, o yıllarda sadece İzmit’te değil Türkiye’de en çok konuşulan isimlerinden biri oldu, hem de 6 ekmek için.

Yıl 1942, tüm ülkede olduğu gibi İzmit’te de ekmek karne ile dağıtılıyor. İzmit’te ekmek dağıtma işini ise İzmit Belediyesi adına belediye başkanı Kemal Öz yapıyordu.
Belediye Başkanı Kemal Öz, İzmit’te turşuculuk yapan Sabahaddin Palabıyık adında birisine 6 tane ekmek karnesini “hususi olarak verdiği” iddiasıyla tutuklanarak Milli Korunma Mahkemesi’ne sevk edildi.

 
Kemal Öz
Olayı ortaya çıkarın kişi ise dönemin Marmara Gazetesi Sahibi Dr. Hasan Ömer Erim’di. Hasan Ömer Erim, İzmit’te Belediye başkanı Kemal Öz’e karşı parti içi muhalefetin en önemli isimlerinden biriydi. Olayı gündemde tutan ve sürekli haberler yapan kişi ise Marmara Gazetesi Yazı Kurulu’nda bulunan Arzuhalci Besim Ulun’du. Besim Ulun o dönem yazdığı yazılarda “Namuskâr bir vatandaş sıfatı ile Kemal Öz’ü ihbar ettim” demişti.

Fakat olayın ardında başka işlerin de olduğu iddia edilmişti. Hasan Ömer Erim’in işlettiği Çenesuyu bayiliğinin belediyenin elinden alması üzerine muhalefete geçtiği ve İzmit Belediye Başkanı Kemal Öz ile ilgili bu olayı ortaya attığı iddia edilmişti..

Bu olaydan yaklaşık iki ay önce Ankara’da hazırlanıp gönderilen Bilecik, Kocaeli, İstanbul ve Bursa vilayetlerinin eylül ve ekim ayına ait karnelerinin kaybolduğu anlaşılmıştı. Olay İstanbul için gönderilenlerin Haydarpaşa’da sayılmasıyla ortaya çıkmıştı. Yapılan tahkikat sonunda bir usulsüzlük olmadığı yönünde görüş bildirilmişti, ama yönetimin bu karardan tatmin olmadığı, karne yolsuzluklarının üzerine gideceği anlaşılmıştı. Bu nedenle İzmit Belediye Başkanı Kemal Öz’ün kapsamlı araştırma yapılmadan tutuklanıp mahkemeye sevk edilmesinde bir sakınca görülmemişti.

Haksız yere ekmek karnesi vermekle suçlanan Kemal Öz, yargılama sonrasında beraat etti. Ardından İzmit’in un ihtiyacının temin edildiği Konya’daki Civelek Fabrikası’na on teneke gaz gönderme emrini verdiği için ihbar edilip Milli Korunma Kanunu’na muhalefet ederek İzmit’e tahsis edilen gazlardan bir kısmını adı geçen fabrikaya satmakla suçlandı. Yapılan yargılama sonrasında “Hizmet ve şehre ekmek temini gayesini teshil ettiği” yorumuyla hakkında beraat kararı verildi. Beraat kararının açıklanmasından hemen sonra harekete geçen Kemal Öz’ün ilk işi İzmitli bir okuyucunun kendisi hakkındaki mektubunu yayınlayan Vatan gazetesi imtiyaz sahibi Ahmet Emin Yalman aleyhine dava açmak oldu. Mektupta geçen Kemal Öz’le ilgili “Gaz satarken yakalandı, suiistimal yaptı” şeklindeki ifadeler davanın temel konusuydu. Bu arada mektubun sahibinin Dr. Hasan Ömer Erim olduğu anlaşıldı. 

İkinci Dünya Savaşı yıllarında hafızalara “kara ekmek” olarak kazınan karneyle dağıtılan ekmek ile ilgili her şeye rağmen, döneme ait arşiv belgeleri ve basın kaynaklı haberlere bakıldığında toplumun ekmek sıkıntısı çekmemesi için her yolun denendiği görülür. Her ne kadar belediye başkanı ekmek karnesi suiistimaliyle suçlanıp yargılansa da belediyenin halkı ekmeksiz bırakmamak için her yolu denediği ve başarılı da olduğu gerçeği göz ardı edilemez bir gerçek.

6 ekmekle başlayan ama sonrasında parti için çekişmenin ne dereceye kadar çıkabileceğini gösteren trajik öykü böyle. 

Ne diyelim, şimdiki belediye başkanları çok şanslı. Sizce herhangi biri böyle bir suçlama ile karşı karşıya kalabilir mi?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ayhan 1 ay önce

izmitin yerlisi olanMANAV lar tertemizdir gayrimeşru iki yüzlülük yoktur ne geldiyse şehre dışardan geldi ... şimdiki siyasilerde izmitli yok büyükşehir belediye bşknıda gümüşhanelei kırmızı pantolonluda hepsi dışardan oynuyorlar dini kullanarak cami diliyle her şeyi yapıp kılıfınada uyduruyorlar

Avatar
Belediye Reis'i 1 ay önce

Eskiler bilir,İzmitte bazı çeşmelerde Çenesuyu akardı.İstasyon,İkizliçeşme,Pazar Pazarı girişindeki çeşme....Kemal Öz Çenedağından boru hattı döşeyip Çenesuyunu İzmit'e getiren adamdır...Boruları da Danimarka'dan ithal içi cam kaplı pik borular.

Avatar
Muharrem 1 ay önce

En son satırda şimdikiler böyle yaparmı yazıyor.bozacının şahidi şıracı,sizce yaparmı

banner235

banner202

banner144